İspanya'da azınlık sol koalisyon hükümetinin Kasım 2023'te kurulmasında, dışarıdan destek aldığı Katalan siyasi partilerin şartı olan ayrılıkçı Katalan siyasetçilere ve sivil toplum kuruluşu (STK) liderlerine af getirilmesini öngören yasa tasarısı ikinci kez getirildiği Mecliste kabul edilerek Senatoya gönderildi.

İlk olarak 30 Ocak'ta Mecliste reddedilen yasa tasarısı daha sonra Meclis Adalet Komisyonunda üzerinde değişiklik yapılarak, kapsamı ve hukuki garantisi genişletilerek bir kez daha genel kurula sunuldu.

"Katalonya'da kurumsal, siyasi ve sosyal normalleşme için af" adı verilen tasarı, 350 sandalyeli Mecliste yapılan oylamada 172 "hayır"a karşı 178 "evet" oyuyla kabul edildi.

Katalonya'da bağımsızlık için yasa dışı olarak yapılan 9 Kasım 2014'teki halk oylaması ve 1 Ekim 2017'deki referandumdan ceza alanları öncelikle etkileyecek yasa tasarısında, 1 Kasım 2011 ile 13 Kasım 2023 arasında Katalonya'da ayrılıkçı faaliyetlerinden dolayı hüküm giyen ya da haklarında yasal süreç devam eden tüm siyasetçiler ve STK liderlerinin affedilmesi öngörülüyor.

Toplamda 372 kişiyi kapsaması beklenen afla ilgili yasa tasarısının Senatodaki süreçten geçtikten sonra nihai olarak kabul edilip Resmi Gazete'de yayımlanmasının mayıs sonunu bulması bekleniyor.

Zira, Senatoda çoğunluğa sahip ana muhalefetteki Halk Partisi (PP), yasa gereği en fazla iki ay olan bir tasarının Senatoda bekletilmesi süresini sonuna kadar kullanacağını açıkladı.

Ayrılıkçı Katalanlara af getiren söz konusu tasarıyı muhalefetteki sağ ve aşırı sağ görüşlü partiler "vatana ihanet", "hukuk devletinin yıkılması", "demokrasinin yara alması", "eşitlik ilkesinin ortadan kalkması" olarak eleştirirken, sol koalisyon hükümetinin iki ortağı Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) ve Sumar ise af sayesinde "Katalonya'da birlikte yaşamın ve istikrarın yeniden sağlanacağını" savunuyor.

Seçim programında olmamasına rağmen hükümeti kurabilmek için Katalanların talebini kabul ederek af yasa tasarısını hazırlayan PSOE ile onun lideri ve Başbakan Pedro Sanchez, söylem değiştirerek affı savunmak zorunda kalmıştı.

Affa karşı sağ görüşlü STK'lerin girişimiyle başkent Madrid başta olmak üzere İspanya'nın çeşitli kentlerinde sık sık gösteriler düzenlenerek, hükümet üzerinde baskı kurulmaya çalışılıyor.

- Tasarıdaki değişiklikle terörizm, vatana ihanet ve kamu mallarını kötüye kullanma suçları da affa dahil edildi

Katalonya için Birlik (Junts) partisinin itirazıyla değiştirilen tasarıda ilk halinden farklı olarak "terörizm, vatana ihanet ve kamu mallarını kötüye kullanma" suçları da affa dahil edildi.

Terörle ilgili suçlarda da İspanya Ceza Hukuku yerine AB mahkemelerinin yasaları uygulanarak, Katalanların talebiyle af daha geniş şekilde garanti altına alındı.

İspanya mahkemelerinden kaçarak 30 Ekim 2017'de Belçika'ya giden, Avrupa Parlamentosuna seçilmesine rağmen İspanya'da hakkındaki arama ve yakalama emri devam eden eski Katalonya Özerk Hükümet Başkanı ve Junts lideri Carles Puigdemont bu af sayesinde ülkeye dönüp siyasi kariyerine devam edebilecek.

ABD'nin 300'e yakın askeri 15 Eylül'e kadar Nijer'den çekilecek ABD'nin 300'e yakın askeri 15 Eylül'e kadar Nijer'den çekilecek

Puigdemont'un, 12 Mayıs'ta yapılacağı açıklanan Katalonya özerk parlamento seçimlerinde Junts'un başkan adayı olacağı belirtiliyor.

Tasarının yürürlüğe girmesiyle, Puigdemont gibi yurt dışına kaçan diğer eski Katalan milletvekilleri de İspanya'daki suçlamalardan kurtulacak, Katalonya'da 1 Ekim 2017'de yapılan yasa dışı bağımsızlık referandumu döneminde şiddet yanlısı olayları başlatan ve şimdiye kadar terörizmle suçlanan "Cumhuriyetin Savunma Komiteleri" (CDR) ve "Demokratik Tsunami" örgütlerinin temsilcileri de aftan faydalanacak.

- Katalonya'daki bağımsızlık yanlısı girişimlerin süreci

Katalonya'da bağımsızlık yanlısı siyasi girişimler, 2012'de başlamış ve dönemin Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Artur Mas'ın öncülüğünde 9 Kasım 2014'te yasa dışı ilk bağımsızlık yanlısı halk oylaması yapılmıştı.

Ardından Ocak 2016-Ekim 2017 döneminde Katalonya Özerk Hükümet Başkanı olarak görev yapan, halihazırda Avrupa Parlamentosu üyesi olan, İspanya'da hakkında yakalama ve tutuklama emri bulunan Carles Puigdemont'un liderliğinde 1 Ekim 2017'de Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yasa dışı bağımsızlık referandumu düzenlenmişti.

Katalonya Özerk Yönetim Parlamentosu da 27 Ekim 2017'de "açıklanması ertelenen tek taraflı bağımsızlık deklarasyonunu" kabul etmiş ve aynı gün İspanya Senatosunda alınan ve Anayasa'nın 155. maddesinin uygulandığı kararla Katalonya'nın özerk hakları geçici olarak merkezi hükümete devredilmişti.

Bu gelişmelerin ardından İspanya mahkemelerinden kaçan Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi ülkeyi terk ederken diğer eski Katalan özerk yönetim hükümeti üyeleri ve iki sivil toplum örgütü temsilcisi, 2 Kasım 2017'de tedbiri kararla cezaevine gönderilmişti.

Yüksek Mahkemede tutuklu yargılanan eski Katalonya özerk yönetim hükümeti üyeleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden 9'u "devlete karşı ayaklanma", "kamu parasını kötüye kullanma" ve "devletin kurumlarına itaatsizlik" suçlarından Ekim 2019'da açıklanan kararla 9 ila 13 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

İspanya'da Ocak 2020'den beri iktidarda olan sol koalisyon hükümeti, Katalonya sorununa çözüm amacıyla tutuklu 9 Katalan siyasetçi hakkında 22 Haziran 2021'de kısmi af çıkarmıştı.

Editör: Burhan CANBAZ