8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları

8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları
banner83
banner80

KAMU SEN

Kamu Çalışanları Sendikası (KAMUSEN) Kadın ve Çocuk Hakları Komitesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, hükümetten “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme”nin en kısa zamanda Meclis’te kabul edilip yasallaşması talebinde bulundu.

KAMUSEN Kadın ve Çocuk Hakları Komitesi, “Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve tacizden arınmış bir çalışma ortamında çalışmanın her bireyin hakkı” olduğuna işaret ederek “İş yaşamının içindeki kişi ve grupları koruyan ve toplumsal cinsiyet temeline dayalı şiddet ve tacize karşı düzenlemeler” öngören bu uluslararası sözleşmenin “en erken zamanda” yasallaşması çağrısı yaptı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri ve Kadın ve Çocuk Hakları Komite Başkanı Ayşe Özdemirağ, 8 Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamada bulunarak, “Ayrımcılığa, şiddete, tacize ve mobbinge; sıfır tolerans diyoruz ve tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz” dedi.

Özdemirağ, KAMUSEN olarak, “Her insan; ırk, inanç ve cinsiyetleri ne olursa olsun, maddi ilerlemelerini ve manevi gelişmelerini hür ve haysiyetli biçimde, ekonomik güvence altında ve eşit şartlarda sürdürmek hakkına sahiptir” ve “Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve tacizden arınmış bir çalışma ortamında çalışmak, her bireyin hakkıdır” bakış açısı doğrultusunda çalışmalar yaptıklarını ve hükümetlere önerilerde bulunduklarını bildirdi.

Özdemirağ, bu bağlamda, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2019 yılında Cenevre’de 100. Yıl konferansında yayınladığı 190 sayılı “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşme”ye işaret ederek, söz konusu bu sözleşmenin “genel olarak bütün iş yaşamının içindeki kişi ve grupları korurken ayrıca toplumsal cinsiyet temeline dayalı şiddet ve tacize özel vurgu yapıp özel düzenlemeler öngördüğünü” belirtti. Özdemirağ, bu sözleşmenin en erken zamanda Meclis’te kabul edilmesini istedi.

“İş güvencesinin olmadığı, yoksulluğun ve işsizliğin arttığı dönem ve yerlerde şiddet ve taciz de arttığına” işaret eden Özdemirağ, “Sözleşme bu anlamda kayıt içi kayıt dışı, özel ve kamusal tüm sektörleri kapsıyor, işveren işçi ayrımı yapmayarak işletme itibarı ve verimlilik üzerindeki olumsuz etkilerinin de olduğuna dikkat çekmektedir. Konuyu bütüncül ele almaktadır. Kadınlar, kız çocukları ve göçmen kadınlara vurgu yapmakta ve şiddete en çok maruz kalan, şiddete açık diğer grupları vurgulamaktadır. Belli sektörlerde örneğin sağlık sektörlerinde yaygın olan şiddete dikkat çekip devletlere gerekirse özel düzenlemeler öngörme yükümlülüğü getirmektedir” dedi.

DAÜ SEN

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), “Kadınlar asla yalnız değildir. Birlikte, güçlü ve kararlıyız” mesajı verdi.
Sendika, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Daha gür çıkan sesler bizleri umutlandırsa da vermemiz gereken mücadele daha bitmedi, bunu unutmamak gerek” ifadesine yer verdi. 
Açıklamada, kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği ve eşit haklar için verdiği mücadele tarihinin uzun ve ilham verici olduğu da kaydedildi.
Eşit maaş, daha iyi çalışma koşulları ve oy kullanma talepleriyle başlatılan, şimdilerde hayatın her alanına yayılan mücadelenin eşitsizliğe, haksızlığa ve emek sömürüsüne karşı daha gür, kalabalık ve kadın erkek dayanışmasıyla sürdüğü belirtildi.
Dünyada, cinsiyet ayrımcılığının, eşitsizliğin ve kadının savunmasızlığının devam ettiğinin kaydedildiği açıklamada, salgın sürecinin kadınları işte ve evde orantısız şekilde etkilediğini ifade edildi.
Savaşla mağduriyetin öznelerinin yine kadın ve çocuklar olduğu belirtildi, “Daha gür çıkan sesler bizleri umutlandırsa da, vermemiz gereken mücadele daha bitmedi, bunu unutmamak gerek” denildi. 
Geçtiğimiz hafta imzalanan 2022-2024 yılları arasında geçerli olacak, tam zamanlı ve yarı zamanlı akademik personelin çalışma şartlarını, özlük haklarını düzenleyen Toplu İş Sözleşmesi’ne (TİS) de değinilen açıklamada şunlar belirtildi:
“TİS ile çalışma ortamındaki eşitsizliğin giderilmesi, özlük haklarının iyileştirilmesi ve özellikle kadın meslektaşlarımızın uğradıkları ayrımcılıkların azaltılması hedeflenmiştir. Bu başarı sendikamızın kurulduğu ilk günden beri kadın erkek omuz omuza, eşit bireyler olarak mücadele vermesinin sonuçlarından biridir. Daha yolumuz uzundur ancak kadınlar asla yalnız değildir. Birlikte, güçlü ve kararlıyız. Yaşasın kadın ve erkeklerin emek mücadelesi!  Yaşasın eşitlik ve adalet mücadelemiz…”

KARADENİZ KÜLTÜR DERNEĞİ

Karadeniz Kültür Derneği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Dernek Başkanı Murat Zeki Civelek mesajında, “Aile dokusunun temelini teşkil eden, doğumumuzdan ölene dek bizi karşılıksız seven, şefkatin, fedakârlığın, sabrın ve özverinin sembolü olan kadınlarımızdır.” dedi.

 Kadının anne, öğretmen, psikolog, danışman olmanın yanında  anlatmakla bitmeyecek daha birçok rol üstlendiğini belirten Civelek, kadınların  iş ve toplumsal hayatta da  çok önemli bir role sahip olduğunu ifade etti.

Civelek, “Geleceğimizi yetiştiren ve şekillendiren, toplum hayatında erkeklerden çok daha zor şartlarda çalışmak zorunda bırakılan kadınlarımızın bu özel gününü en kalbi duygularla kutlar, gelişimin ancak kadınların toplumlarda hak ettikleri yeri bulmalarıyla mümkün olacağının altını çizmek isterim. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun” ifadelerini kullandı.

HEMŞİRELER VE EBELER BİRLİĞİ

Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği Başkanı Ali Özgöçmen, emekçi kadınların tüm dertlere, tüm sorumluluklarına, onca cefaya rağmen eğilmeden bükülmeden çalışmaya devam ettiklerini belirterek, “Bizler sizinle gurur duyuyoruz. Sizlerde kendiniz ile ne kadar gurur duysanız azdır” dedi. 
Özgöçmen, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, başta görevi başındaki kadın meslektaşları olmak üzere tüm yurt ve dünyada ki kadınların gününü kutladı. 
Özgöçmen, pandeminin baş aktörü olan meslek grupları arasında hemşirelerin yer aldığını ve bu meslek gurubunun yüzde 90'ının kadınlardan oluştuğuna işaret ederek, mesajında şu ifadelere yer verdi: 
“Herkes pandemi de pencereden bile bakmaya korkarken, ülkenin cefasını derdini çeken, çocuklarından ailesinden koparak aylarca çalışan yerine göre ölümü göze alan hatta hasta olan bu kadınlar için iş yaşamlarında herhangi bir sosyal ya da ekonomik iyileştirme yapıldı mı?
Yapılmadı.! O yüzden bunun sorumluları çıkıpta kadınlar gününü kutlamasın.! Özel sektörde hastanelerde kliniklerde çalışan kadın emekçi hemşireler milyonları kazandırdıkları kuruluşlar tarafından asgari ücretle çalıştırılmaya mahkum ediliyor mu? Evet, hiç utanmadan! O zaman bunu sorumluları da çıkıp kadınlar gününü kutlamasın.!
Devlet hastanelerinde temizlik ve çamaşırhane işlerinde görevli kadın emekçi kardeşlerimiz asgari ücretle çalıştırıldıkları yetmezmiş gibi aylarca maaşlarını alabildiler mi?
Tabi ki hayır.! Bunun sorumluları da çıkıp kadınlar gününü kutlamasın.!”

PİLLİ

Sağlık Bakanı Ali Pilli, kadınların haklarının her zamandan daha fazla korunacağı günler için çaba sarf etmenin, destek olmanın en önemli görevleri arasında olduğunu belirtti.

Bakan Pilli, Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk kadınının varoluş mücadelesinden başlayarak devletin bugünlere ulaşmasında her alanda, her kademede, üstün başarılara imza attığını, ülke ve gelecek için hiç düşünmeden mücadele verdiğini kaydetti.

“Yine tüm dünyanın zorlu bir sınavdan geçtiği Covid-19 ile mücadelede başta sağlık çalışanı kadınlarımız gece gündüz demeden emeklerini toplumumuzdan esirgememiştir.” diyen Pilli, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Fedakarlıkları, emekleri, sevgileri ve mücadeleleriyle geleceğimizin şekillendirilmesinde hayati role sahip olan, kadınlarımız, başta aile olmak üzere toplumun her bir katmanında en önemli yapı taşımız, dünyamızı daha yaşanılası hale getiren en değerli varlıklarımızdır.

Kadınlarımızın haklarının her zamandan daha fazla korunacağı günler için çaba sarf etmek, destek olmak bizlerin en önemli görevleri arasındadır.

Bu vesile ile başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.”

TÜRK SEN

 Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN), Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, emekçi kadınların sorunlarının çözülmesini diledi.
TÜRK-SEN Genel Başkanı Arslan Bıçaklı tarafından yapılan yazılı açıklamada, emekçi kadınların hak ve özgürlükler konusunda verdiği mücadele selamlanırken, Kuzey Kıbrıs’ta emekçi kadınların çoğunun emeklerinin sömürüldüğü savunuldu.
Kuzey Kıbrıs’taki emekçi kadınların çoğunun yaşam mücadelesi içinde ciddi zorluklar çektiğinin ifade edildiği açıklamada, Çalışma Bakanları ile Hükümetler yaşanan sıkıntıları seyretmekle suçlandı.
Açıklada, “Böyle önemli bir günde bütün Dünya Emekçi Kadınların sorunlarının çözülmesi dileğiyle Dünya Emekçi Kadınlar Gününü TÜRK-SEN olarak kutlar, bütün kadınlarımıza savaşsız sömürüsüz bir dünya dileriz” denildi.

KUİR KIBRIS DERNEĞİ

Kuir Kıbrıs Derneği, 8 Mart 1857’de daha iyi çalışma koşulları için mücadele verirken yakılarak öldürülen kadın işçileri andıklarını, heteroseksüel, biseksüel, lezbiyen, trans ve na-trans tüm kadınların ayrımcılık ve sömürüye karşı verdiği tüm dünyadaki mücadeleyi selamladıklarını kaydetti. 
Kuir Kıbrıs Derneği’nden, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımlanan mesajda, Kıbrıs’ın kuzeyinde de tüm dünyada olduğu gibi lezbiyen, biseksüel ve trans kadınların erkek egemen, homofobik, monoseksist ve transfobik sistemin hedefinde olduğu belirtildi. 
Kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılığın hemcinslerini sevmeleri veya doğumda atanan cinsiyetleri ile oldukları cinsiyetin aynı olmadığı durumlarda daha da katlandığı belirtilen açıklamada, “Eğitim, istihdam, barınma ve daha birçok alanda eşit haklardan yararlanamayan LBT kadınlar olarak hakkımız olanı talep ediyoruz” denildi.
Açıklamada, “Eşcinsel, biseksüel ve trans kadınlar olarak var oluşumuzun yok sayılmasına, kimliğimizin ve uğradığımız hak ihlallerinin görünmez kılınmasına, pornografik ve cinsel obje olarak gösterilmeye, nefret söylemi ve suçlarının hedefine konmaya ve heteroseksüel kimlik dayatması ve heteroseksist aile içinde sıkıştırılmaya karşı mücadele veriyoruz. Daha adil, daha özgür, daha eşit, daha renkli bir dünya için lezbiyen, biseksüel, trans, feminist kadınlar olarak mücadelede biz de varız. Hizaya gelmiyor, heteroseksist ailele düzeninize sığmıyor, saklanmıyor, susmuyor, sindirilmiyor, bizden alınan haklarımızı talep ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinilen açıklamada, savaşın kazananı olmadığı vurgulanarak, savaşların bitmesi temenni edildi.   

KIBRIS TÜRK TABİBLER BİRLİĞİ

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Başkanı Özlem Gürkut, toplumsal ilerleme için toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın, dayanışmanın ve üretmenin elzem olduğunu kaydetti.
Gürkut, “Ülkede yasalar çerçevesinde belirli ilerlemeler sağlansa da toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayabildiğimiz söylenemez. Geleneksel rollerin etkisiyle kadınlar hâlâ baskı altında tutuluyor, şiddet görüyor” dedi.
KTTB Başkanı Dr. Özlem Gürkut, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, yapılan araştırmalara dikkat çekerek, şunları kaydetti:
“Pandeminin dünyada en çok kadınları etkilediğine ve bu etkilerin kadınlar tarafından uzun yıllar hissedileceğine işaret eden birçok çalışma bulunmaktadır.
Yapılan araştırmalar pandemi sürecinde kadınların daha çok iş kaybı, sosyo-ekonomik kayıp yaşadığını ve ev iç şiddete daha çok maruz kaldığını göstermektedir.
Dünyada sağlık ve sosyal hizmet sektörlerinde çalışanların yüzde 70’ini kadınlar oluşturmaktadır. Ülkemizde de oranlar benzerdir. Tüm dünyada pandemi sürecinde sağlık sektöründe kadınların çoğunluğu oluşturması, eğitim ve hizmet alma durumlarında aksamalar yaşamalarına neden olurken, bakım verici rollerinde artış yaşamaları da kadınları birçok yönden olumsuz etkilemiştir.
Araştırmalar, zorlukların en başında salgın öncesinde de var olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yer aldığını göstermekte, salgın sürecinin ağır yükünün ise küresel çapta ev ve bakım işlerini erkeklere oranla üç kat daha fazla üstlenmiş olan kadınların omuzunda olduğunu göstermektedir.”
“TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ SAĞLAYABİLDİĞİMİZ SÖYLENEMEZ”
“Ülkede yasalar çerçevesinde belirli ilerlemeler sağlansa da toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayabildiğimiz söylenemez” diyen Gürkut, şöyle devam etti:
“Geleneksel rollerin etkisiyle kadınlar hâlâ baskı altında tutulmaya devam edilmekte, şiddet görebilmektedir. Açıktır ki toplumsal ilerleme için toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak, dayanışmak ve üretmek elzemdir. Dünyamızın çeşitli bölgelerinde süregelen çatışma ve savaşlara yenilerinin eklenmesi ile sarsıldığı günümüzde barışın inşasında ve yaşamın var edilmesinde emekleri ölçülemeyecek kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlarız.”

TDP

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), kadını güçlendirme odaklı eylem planı oluşturacağını bildirdi.  
Eylem planının; “kadını tanıyan, kadınlarla çalışan, kadınların yaşadığı tüm engelleri birebir deneyimleyen, halkla birlikte oluşturulacağını” belirten TDP, “Eşitlik, adalet ve özgürlük ilkelerini benimsemiş bir parti olarak, bu ilkelerin kadınların yaşamlarında hissettikleri güne dek mücadelemiz devam edecektir” açıklamasıyla 8 Mart direnişini kutladı. 
TDP Genel Sekreteri Mine Atlı yazılı açıklamasında, bir toplumun refah düzeyi ile kadının toplumdaki konumunun doğrudan doğruya bağlantılı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
“Eğer bir toplumda kadın temsiliyeti yüksek, gelir düzeyi eşit, kadının destek hizmetlerine erişimi mevcut, doğum hakkı gibi kadınları ilgilendiren haklar sağlanıyorsa, o toplum gelişmiş bir toplumdur. 
Eğer ülkemizde her 3 kadından biri, insanın en çok güvende hissetmesi gereken yer olan evinde, korku ve tedirginlik hissediyorsa, yüzde 30 kotaya rağmen 50 kişilik Meclis’in sadece 11’i kadınsa ve bunların hiç biri bakanlığa layık görülmüyorsa, bu ülkede toplumsal cinsiyet eşitliğinden bahsetmek mümkün değildir. 
Kadının yaşadığı, tüm mağduriyetleri gidermek için yasal düzenlemelerin yanında toplumsal dönüşüm de gerekmektedir. Örneğin, ülkemizde kapsamli bir ‘İnsan Ticareti’ yasası ve ‘Ev İçi Şiddet Yasası’nın olmaması...”

HÜSEYİN ÇAVUŞ

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hüseyin Çavuş, her platformda kadınların daha etkin görev almalarının dünyayı daha güzel bir yer yapacağını söyledi. 
Çavuş, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, ülkede kadın haklarında olumlu gelişmeler sağlansa da istenilen noktada olmadığına dikkat çekerek, Meclis çatısı altında kadın vekillerle toplumun refahı ve gelişmesi için her türlü çalışmayı yapmaya hazır olduklarını vurguladı. 
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün, kadın hakları açısından bugünlere nasıl gelindiğinin hatırlanması gereken bir gün olduğuna dikkat çeken Çavuş, kadınların verdiği mücadeleler ve yaptıkları dayanışmalar, 1857 yılına uzandığını anımsattı. 
Yıllar önce başlayan mücadele ve dayanışmanın ardından 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak ilan edildiğini ifade eden Hüseyin Çavuş, mesajında şu ifadelere yer verdi: 
“Atatürk’ün de dediği gibi; 'Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın'….. Dünyada her şey kadının eseridir.”

DAÜ KAEM

Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi (DAÜ-KAEM), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

DAÜ Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan  açıklamaya göre, ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak ilan edilen 8 Mart’ın, kadınların cinsiyet ayrımcılığına başkaldırısının en önemli simgelerinden biri olduğu kaydedildi.

8 Mart’ın, tüm dünya kadınlarının eşitlik, güvenlik, özgürlük, daha iyi çalışma ve yaşam şartları elde etmek için verdikleri mücadelenin de bir göstergesi olduğu belirtilen açıklamada,  “165 yıl önce, eşit işe karşı eşit ücret sloganıyla kötü çalışma koşullarına karşı ölümü göze alarak mücadele başlatan kadınlar, günümüzde de insan hakları temelinde eşitlik ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir.” denildi.

Hayatın her alanında cinsiyet temelli ayrımcılığın ve bunun bir görünümü olan toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi, ancak toplumsal cinsiyet eşitliğine dair evrensel standartların gereklerinin yerine getirilmesiyle mümkün olduğu ifade edilen açıklamada, “ Bunun yolu ise, bu amaca yönelik yasal düzenlemelerin, bunları etkin bir şekilde uygulayacak mekanizmaların ve çoklu politikaların hayata geçirilmesidir. Kadın sorunlarının çözümlenmesi noktasında, 8 Mart gününde, kadınların haklarının hatırlanması ve bir farkındalık oluşturulması bu yüzden son derece önemlidir.”ifadelerine yer verildi.


Eşitlik mücadelesinde DAÜ-KAEM’in de üzerine düşen toplumsal sorumluluğun bilinci ile çalışmalarını sürdürmekte olduğu ifade edilerek, “Bu vesileyle insan akları temelinde kadınların siyasal, sosyal ve ekonomik yaşamda hak ettikleri yere geldikleri eşit bir dünya umudu ile 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün vurgu yaptığı eşitlik ilkesine dün olduğu gibi bugün de sahip çıktığımızı ifade etmek isteriz” denildi.

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2022, 13:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER