Dinçyürek: "Elektrik üreten santrallerde filtreleme sistemi yok"

Dinçyürek: "Elektrik üreten santrallerde filtreleme sistemi yok"
banner83
banner80

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı eski Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Çevresel atıklar konusunda sadece kendi ülkemize karşı sorumlu olmadığımızı ifade eden Dinçyürek, komşu ülkeler ve insanlığa karşı sorumluluğumuzun olduğunun altını çizdi. Dinçyürek “Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı yaptığım dönemde elektrik üreten santrallerin bacalarından kirli hava çıkmayacağını söylemiştim. Temiz havanın doğaya karşıması için bacalara filtre takılacağını söylemiştim. Bakanlık yaptığım dönemi devrederken Aksa’da iki değişik filtreleme sistemini sağlayarak devrettik. Çalışan filtrelerin baca gazları hem tesiste hem de çevre koruma dairesinde online ekranda görülür ve bu sonuçlar internet üzerinden halkımızla paylaşılırdı” diye konuşarak şu anda filtreleme sisteminin devam etmediğini söyledi. Aksa ve Kıb-Tek’e bacadan salınan gazların kükürt oranlarını ve zehir oranlarını halka açıklamaları yönünde çağrıda bulunan Dinçyürek “Desinler ki bu oranlar Dünya Sağlık Teşkilatını, Avrupa Birliği’nin ya da KKTC yasalarının öngördüğü sınırlar içerisinde olup olmadığını açıklasınlar” diye konuşarak santrallerden çıkan gazların ön görülen standartlara uygun olmadığını vurguladı.

banner69
“AŞI OLMADIĞIMIZ ZAMAN ÖLÜYORUZ”

“Aşı olmadığımız zaman ölüyoruz” diyen Dinçyürek “KKTC’de 600 bine yakın aşı yapıldı. Normal yaşamın içerisinde ani ve sebepsiz ölümler her gün gazete manşetlerinde yer alıyor. Yaşamın içerisinde pandemiden bağımsız ani ölümler her zaman vardır. Aşı olan kişilerin aşı olduktan bir hafta sonra vefat etmesini aşıya bağlamak bilimsel değildir” şeklinde konuştu. Aşı olunmadığı takdire Covid-19’un daha fazla yaygınlık kazanacağına dikkat çeken Dinçyürek, aşısız kişilerin içerisinde ölüm oranlarının çok daha fazla olduğunun dünya da bilindiğini ifade ederek bir an önce en yakın sağlık kuruluşlarına giderek vatandaşların aşı olmaları için çağrıda bulundu. Virüsün tamamen ortadan kalkıncaya kadar aşıların yapılması gerektiğini anlatan Dinçyürek, “Diğer ülkeler kendi aralarında teknolojilerini ve bilgi birikimlerini paylaşarak birçok ülkede aşılar üretiliyor Dolayısıyla değişen virüs şartlarına karşı değişen aşılar art arda yapılmaktadır” şeklinde konuşarak aşılara ulaşım konusunda günden güne daha kolay olduğunu kaydetti.

“SAĞLIK İÇİN KÜÇÜK BİR BÜTÇE AYRILIYOR”

Pandeminin yaygınlık göstermesi üzerine ülkedeki sağlık politikasını değerlendiren Dinçyürek, “Yıllarca hem özel hem de kamu da çalıştım. Sağlığın her bir noktasını yaşayarak deneyimledim. Sağlık Bakanlığı pandemi olmadığı dönemlerde de mevcut bakanlıktaki kadroları ile çok zor yönetilen bir bakanlıktır. KKTC bütçesinden yüzde 6 veya 7’lik bir bütçe bırakırsanız buna karşın çözülmesi beklenen alt yapı, üst yapı alet ve edevat sorunlarınız varsa sağlık için ayrılan bütçenin büyük bir çoğunluğu ise maaşlara gidiyor. Bu bütçe ile harikalar yaratılmasını bekleyemeyiz” diye konuşarak birçok ülkenin sağlığa yüzde 15 veya 20’lik bir bütçe payı bıraktıklarını söyledi. Dinçyürek, ülkedeki ekonomik ve insan kaynakları konusunda zorlukla yönetilen sağlığın ansızın çıkan salgına karşı ayakta durulmasına karşın ülkedeki sağlığın küçük bir bütçe ile ayakta durmasını başarı olarak değerlendirdi. Pandemi hastanesi ile birlikte ülkede salgına yakalanan kişilerin çok iyi tedavi gördüğünden söz eden Dinçyürek, devletin rutinini dışında yüzlerce sağlık çalışanın istihdam yapıldığını belirtti. Türkiye’den gelen yardımlar ve ülkedeki iş adamlarının sağladığı yardımlar ile birlikte sağlığa ek kaynaklar yaratıldığından bahseden Dinçyürek, salgınla mücadele konusunda ülkede topyekun mücadele ile sağlık noktasında başarılı olunduğunu kaydetti.

Güncelleme Tarihi: 26 Ekim 2021, 19:09
banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER