MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail'de yaşanmalıdır.” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, konuştu.
Devlet Bahçeli "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" çağrılarına şaşı bakanların, suçlamalarda bulunanların, MHP'nin haklılığının berraklaşmasıyla "kamyon farı görmüş tavşan" gibi donakaldığını belirtti.
"Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" diyen Bahçeli, "Terörsüz Türkiye"yi ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye'nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olarak nitelendirdi.
Devlet Bahçeli, "'Terörsüz Türkiye', Türk ile Kürt'ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır: Birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız, acımız, amacımız, atimiz, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'yiz." ifadesini kullandı.
Kimlik siyasetinin sonunun olmadığını, etnik ve mezhep temelli kamplaşmanın kazananının bulunmadığını dile getiren Bahçeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemelerin adım adım yerine getirileceğini söyledi.
Söz konusu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır. Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. 'Terörsüz Türkiye' dedik, Allah'ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. 'Terörsüz Türkiye', koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur." değerlendirmesinde bulundu.
Siyasi menfaatlerini değil vatan ve millet onurunun yarınlarını düşündüklerini aktaran Bahçeli, katlanılan her müessif olayın daha huzurlu ve daha güvenli bir geleceğin kefareti olduğunu belirtti.
Emaneti, büyük bir millet müktesebatıyla istikbale taşımanın milli görevleri olduğunu dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnanıyorum ki bayramın ardından, dört başı mamur reformlar aşama aşama hayata geçecektir. Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye'mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik, esenlik, gelişmişlik, kuvvet, kudret, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır.
Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Konuşarak, dinleyerek, işbirliği kanallarını işleterek, sağduyuyla hareket ederek, empatiyle ilerleyerek, temkinli iyimserliği de elden bırakmayarak, devletin ve milletin tartışılamaz, tartılamaz haklarını hep birlikte koruyup kollayacağız. Türkiye'miz bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek. İstikrarımız, itibarımız, milli irademiz parmak ısırtacak.Türk milleti kardeşliğine ve kaderine ön şartsız sahip çıkacak."
- "Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir"
"Terörsüz Türkiye"nin süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. 'Terörsüz Türkiye' tuluat tiyatrosu değildir, özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hakimdir. 'Terörsüz Türkiye' mevsimlik bir macera değildir, zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekun barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır." diye konuştu.
"PKK'nın kurucu önderliği ile aramızda kırmızı bir hattın olduğunu iddia eden müfterilerin bizatihi büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerlerinin çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz" ifadesini kullanan Bahçeli, zamanın en büyük ilaç, sabrın ise en güçlü silah olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin, ABD ve İsrail'in İran'ı hedef alan saldırılarına karşı barışçıl arayışları samimiyetle icra ve ifa ettiğine dikkati çeken Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki Türk dış politikasının uygulayıcıları, görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye'nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır." sözlerini sarf etti.
Uluslararası toplumun, sıcak savaş ortamını "tribünden izlemeyi terk etmesi" gerektiğini vurgulayan Bahçeli, bazı İslam ülkeleri de dahil her ülkenin, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in "onurlu, ilkeli ve cesur" tavrından ilham alması gerektiğini aktardı.
Savaşın durması, silahların susması, diplomasinin öne çıkması gerektiğini belirten Bahçeli, "Masum insanların ölümü cinayettir. Kim veya kimler bu cinayette ortaksa insanlık karşısında suçludur. İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail'de yaşanmalıdır. ABD Başkanı'nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail'in, ABD'nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir." görüşünü paylaştı.
Ramazan boyunca Mescid-i Aksa'nın abluka altına alındığını ve zor kullanılarak ibadete kapatıldığını hatırlatan Bahçeli, "59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir. Mescid-i Aksa'nın manevi dokusuyla tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz. Buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkum olmaktan kurtulamaz. Kudüs İslam'dır, Mescid-i Aksa İslam'dır, hepimizin ilk göz ağrısıdır, ilk kıblemizdir, Miraç mucizesinin ilk eşiğidir, siyonizmin oyuncağı olmasına ise asla göz yumulamaz." dedi.
- "Kaybedenler, nehir gibi kanı dökülenler yine mazlumlardır"
MHP ve Cumhur İttifakı'nın, milletin bekası ve ülkenin bağımsız geleceği için dünden daha önemli bir görevle karşı karşıya olduğunu dile getiren Bahçeli, "Milli birliğimizi, güvenliğimizi, çıkarlarımızı, varlığımızı, milli gelecek projelerimizi, gönül ve kültür coğrafyalarımızın şerefini sömürge hesaplarına, siyonist planlara, egemen güçlerin inisiyatifine terk etmeyeceğiz. Sonuçları ne olursa olsun alttan almayacağız." ifadesini kullandı.
"Buralarda petrol, gaz, su, paylaşacak toprak bitmedikçe savaşlar da bitmeyecektir. Görünen odur ki bu kaynaklar tükenmedikçe gözyaşları dinmeyecektir" sözlerini sarf eden Bahçeli, kaybedenlerin her dönem olduğu gibi yine mazlumlar olduğunu söyledi.
Tarihin doğru yerinde durarak mazlumların güvencesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Bahçeli, "Hiçbir tehdide eyvallah etmeyeceğiz. Hakkımızı yere düşürmeyeceğiz, inancımızın, irademizin ve devlet olmaktan kaynaklanan iffetimizin karşısına kim çıkarsa çıksın hepsini ezip geçeceğiz." diye konuştu.

