Türkiye  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in birçok yalan üzerinden işgalini, saldırganlığını meşrulaştırmaya çalıştığını belirterek, "Bugün de uydurma bahanelerle Gazze'de işledikleri savaş suçlarına kılıf bulma gayretindeler." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Netanyahu'ya 'gidicisin' dediniz. Ne durumda Netanyahu'nun hali? Gelişmeler ne gösteriyor Netenyahu için?" sorusu üzerine Erdoğan, "Netanyahu gidicidir, kurtuluyoruz. İnşallah İsrail de kurtulacak ondan, tüm dünya Yahudileri de kurtulacak." diye konuştu.

Şu anda kendi ülkesinde halkın yüzde 60-70'inin Netanyahu'nun karşısında olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü hem ülkesine hem dünyaya ciddi fatura ödetiyor. Şu anda herkes onu silahla besliyor, parayla besliyor ama bu durum onu destekleyen ülkelere bir bedel ödetiyor. Yeter ki biz güçlü olalım. Biz güçlü oldukça bu durum çok farklı şekilde Allah'ın izniyle gelişir. Buna inanıyorsak mesele yok. İsrail yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması için birçok delil mevcut. İsrail'in işlediği savaş suçlarını bir Müslüman ülke işlemiş olsaydı, uluslararası yargı yolu için özel bir çabaya gerek dahi kalmaz, süreç resen başlatılırdı. Biz önyargısız bir biçimde bu suçların cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız. İsrail'in işlediği suçların peşini herkes bıraksa da biz bırakmayacağız."

- "İsrail bu suçları taammüden işlemiştir"

İsrail'in, Hamas'ın karargahı olduğu gerekçesiyle Gazze'deki Şifa Hastanesini vurduğu ve Netanyahu'nun "Giremezsiniz dediler, girdik." açıklamasının hatırlatılması ve "Amerika Birleşik Devletleri’nin de bu istihbaratlarla hastane bombalanmasına yol verdiği ortaya çıkıyor. Tüm bunları nasıl değerlendirirsiniz?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Hatırlayın, Amerika Birleşik Devletleri kitle imha silahı yalanıyla Irak'ı işgal etmişti. O zaman bu dezenformasyon anında ne yazık ki çürütülemedi. Bugün İsrail benzer şekilde birçok yalan üzerinden kendi işgalini, saldırganlığını meşrulaştırmaya çalışıyor. Bugün de uydurma bahanelerle Gazze'de işledikleri savaş suçlarına kılıf bulma gayretindeler. İsrail bu suçları, bilmeden ve yanlışlıkla değil aksine taammüden işlemiştir. Tüm katliamlar tasarlanmış, kadınların, erkeklerin, çocukların nerede nasıl öldürüleceği tek tek planlanmıştır. İsrail, bırakın tüfeği, hastaneye topla tankla giriyor. Halen hastanenin altından tünel arıyorlar. Bütün bunların hepsinin yalan olduğu ortaya çıktı.

7 Ekim'den itibaren özellikle İsrail'de artık bizatihi devlet, hükümet yetkililerinin doğrudan bile isteye yalan söylediğini defalarca gördük ve bunlar bir yalanı artık sosyal medya kullanıcıları üzerinden değil, bizatihi kendi basın açıklamalarıyla yaymaya başladılar. Artık panikle bizzat resmi yetkililer dezenformasyona sarılıyorlar."

İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılıyla 7 Ekim'den itibaren hızlı şekilde İsrailli yetkililerin söylediği yalanları ifşa edip, gerçeğini paylaştıklarını ve bunu uluslararası medyaya hızlı şekilde ilettiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Böylelikle de İsrail'in maskesini düşürmüş oluyoruz. Böylelikle de İsrail'e yönelik ciddi bir uluslararası baskı oluşuyor. İsrail'in söyledikleri medyada kolaylıkla dolaşamaz hale geldi. Zira biz doğrudan İsrailli yetkililerin paylaştığı ve söylediği 100'ün üzerinde yalanı, uluslararası medyada haber olacak şekilde deşifre ettik ve bu süreç devam ediyor. Dolayısıyla burada İsrail'in daha önce zaman zaman uyguladığı ve daha çok kapalı aktörler, satın aldıkları birtakım gazeteciler üzerinden uyguladığı yöntemi şimdi kendilerinin bizzat tatbik ettiklerini ve bununla hızlı aktif ve doğru kanallar aracılığıyla mücadele edilmesi gerektiğini gördüğümüz için bu mücadeleyi veriyoruz."

- "İsraillilerin de Filistinlilerin de esir tutulmasını istemeyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, İsrailli rehinelerin ailelerinin yazdığı yardım çağrısı içeren mektup hatırlatıldı, "Bir insani müdahalede bulunma imkanınız olabilir mi rehinelerden haber almamız hatta kurtarılması noktasında?" sorusu yöneltildi.

"Hamas'ın elinde tuttuğu İsraillilerin ailelerince tarafıma yazılmış mektupta bizim yakınlarının salıverilmesi ile ilgili devreye girmemiz talep ediliyor. Biz İsraillilerin de Filistinlilerin de esir tutulmasını istemeyiz." ifadelerini kullanan Erdoğan, Hamas'ın bu rehineleri bırakmamak gibi bir bakış açısı bulunmadığını ifade etti.

Erdoğan, şöyle konuştu:

"'Bırakırız' diyorlar zaten. İstedikleri, İsrail tarafından hukuksuzca tutuklanan küçük yaştaki çocuklardan tutun annelerin ve babaların da aralarında bulunduğu tutsakların salıverilmesi. Düşünün İsrail yönetimi 5 yaşındaki çocukları tutuklayacak kadar insanlıktan çıkmış durumda. İsrail'in sivil katliamlarından Hamas'ın elindeki rehinelerin bir bölümü etkilenmiş durumda anladığımız kadarıyla. İşin şöyle bir yönü de var. İsrailli aileler bize bu yöntemle ulaştıklarına göre kendi hükümetlerinden umudu kesmişler. Zaten İsrail'in Gazze'de şu ana kadarki tutumu, kendi vatandaşları dahil orada kim varsa katletmek şeklinde. Bu konuyla ilgili İstihbarat Teşkilatımızı devreye soktuk, şimdi onlar bu konuyu araştırıyorlar. Bir netice alabilmek için çalışıyoruz. Netice alabilirsek ne ala."

- "Tarihsel sorumluluğumuzun bilincindeyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin meselesini bu denli savunan Türkiye gibi bir ülke ve sizin gibi bir lider var mı? 'O da benim ve bizim gibi bu işe asılıyor' diyebileceğiniz biri var mı?" sorusu üzerine, herkesin elinden geldiğince bir şeyler yapmaya gayret ettiğini belirtti.

Türkiye'nin bu haklı davaya tam desteğinin Filistin'in sesinin duyulmasını sağladığını aktaran Erdoğan, "Bizler tarihsel sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve buna uygun hareket ediyoruz. Niyetimiz halis olduğu için ortaya koyduğumuz tezlerin haklılığına itibar da o derecede artıyor." diye konuştu.

En son İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Ortak Zirvesi'nde de yine bu itibarın sonuçlarını gördüklerini dile getiren Erdoğan, zirvenin sonuç bildirgesini Türkiye'nin önerileri ve tezlerinin şekillendirmesini son derece kıymetli bulduğunu belirtti.

Kıbrıs gazisi Erdal Özyurt, Datça'da resim sergisi açtı Kıbrıs gazisi Erdal Özyurt, Datça'da resim sergisi açtı

Erdoğan, "Artık hemen hemen her konuda Türkiye'nin ne dediğine tüm dünya bakıyor. Biz de milletimizden aldığımız güçle, Türkiye'nin itibarına yakışır çıkışlar yapıyoruz. Bizim sesimizin gür olmasının temel dayanağı, arkamızda dimdik duran milletimizin güveni ve sarsılmaz desteğidir. Biz bu millete bir söz verdik, dikleşmeden dik duracağız dedik. Bu ülkenin ve kardeşlerinin itibarını, onurunu asla yere düşürmeyiz, her yerde en güçlü biçimde savunuruz." ifadelerini kullandı.

- "Birçok ülke tarafından eleştiriliyor"

"Avrupa Birliği ülkelerinin bundan sonraki tavrını Gazze konusunda özellikle nasıl değerlendiriyorsunuz? Çünkü Avrupa başkentlerinde kitlesel eylemler her geçen gün artıyor." sorusu üzerine de Erdoğan, şunları kaydetti:

"Avrupa Birliği ülkelerinin tutumunu göreceğiz. Almanya Başbakanı Scholz'a da dedim. Berlin'de gösteriler vardı. Fransa'da var. İngiltere'de var. Amerika'da var. Beyaz Saray'ın önüne kefenleri getirip yerleştirdiler. Bunlar herhalde dünyaya bir mesaj veriyor. Scholz'a '121 ülke insani ateşkese 'evet' diyor. 40 ülke maalesef çekimserler arasında. Sizi de onların arasında gördük, buna da üzüldük.' dedim. Onun için bizim şimdi yeni yapacağımız tur çok önemli. Bu turda belki dolaşacağız, belki telefon diplomasisiyle sürdüreceğiz ama bu takibi devam ettireceğiz. İsrail'in barbarlığı, orantısız güç kullanımı, pervasızlığı artık birçok ülke tarafından eleştiriliyor."

Editör: Burhan CANBAZ