Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Bütün bölge ülkeleri ve dünyanın istediği Hürmüz Boğazı, uluslararası geçişleri tamamıyla serbest olan yani hiçbir ülkenin burada herhangi bir para ödeme durumunda kalmadan geçmesi ve geçişinde engellenmemesi gerekiyor. Genel kabul bu, yani savaştan önce olduğu gibi." dedi.

AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Fidan, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Fitch, Türkiye'nin kredi görünümünü durağana çevirdi
Fitch, Türkiye'nin kredi görünümünü durağana çevirdi
İçeriği Görüntüle

"Hürmüz Boğazı üzerindeki kilitlenmenin nasıl çözüleceğinin" ve Türkiye'nin yaklaşımının sorulması üzerine Fidan, "Şimdi Hürmüz Boğazı aslında savaşın bölgesel bir savaş olmadığını, küresel etkileri olan bir savaş olduğunu da gösteren en önemli örnek." yanıtını verdi.

Fidan, Hürmüz Boğazı'nın dünya doğal gaz ve petrol ihracatının yüzde 20 ila 25'inin yapıldığı bir yer olduğunu belirterek, bunların sadece doğal gaz ve petrol alımı değil yan sanayi petrokimya tesislerinde üretilen birçok ürünün de ham maddesini teşkil ettiğini söyledi.

Bakan Fidan, "Çok büyük bir lojistik zincirinin, üretim ve sanayi altyapısının aslında inkıtaya uğramasıyla karşı karşıyayız burada. Dünya piyasalarının bunu bu kadar yakından hissettiği bir yerde, global bir ilginin, global bir çözüm arayışının olması normal." ifadelerini kullandı.

Ateşkesle beraber Hürmüz Boğazı'nın açılması, her iki tarafın da ateşkese riayet etmesi prensibinin geliştirildiğini vurgulayan Fidan, "Şimdi Hürmüz Boğazı bundan sonra nasıl işletilecek diye bir soru var. Bütün bölge ülkeleri ve dünyanın istediği Hürmüz Boğazı, uluslararası geçişleri tamamıyla serbest olan yani hiçbir ülkenin burada herhangi bir para ödeme durumunda kalmadan geçmesi ve geçişinde engellenmemesi gerekiyor. Genel kabul bu, yani savaştan önce olduğu gibi." diye konuştu.