Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut, yaptığı kapsamlı açıklamada, hekimlerin hastanelerde yasanın öngördüğü çalışma saatlerinin üzerinde, 7/24 kesintisiz hizmet verdiğini belirterek, haftalık ve aylık çalışma saatlerinin zaten yasal sınırların üzerinde olduğunu kaydetti.

“Daha çok lazım” denildiğini, hekimlerin de buna “varız” diyerek karşılık verdiğini ifade eden Gürkut, aynı zamanda çok ciddi eksiklerin bulunduğunu defalarca dile getirdiklerini vurguladı. Gürkut, “Biz hazırız, çalışalım, yapalım dedik. Çünkü biz doktoruz. Mesleğimizin ve sağlık hizmetinin bize yüklediği sorumlulukların farkındayız. Hastalarımıza karşı sorumluluklarımızın da farkındayız” dedi.

Ancak sorumluluk ve icra makamında olanların görevlerini yerine getirip getirmediğinin sorgulanması gerektiğini belirten Gürkut, ilaçlara erişimi sağlamakla görevli olanların, Anayasa’ya göre herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla yükümlü olanların, kamu kaynaklarını halkın ihtiyacı olan hastanelere ve sağlık hizmetlerine ayırması gerekenlerin bu sorumluluklarının farkında olup olmadığını sordu.

Bu ülkede en çok kalp hastalıkları ve kanser nedeniyle can kaybedildiğine dikkat çeken Gürkut, koruyucu sağlık hizmetlerinin neden geliştirilmediğini sorguladı. Sağlığın korunamaması nedeniyle daha fazla hastalık oluştuğunu, bunun da hastanelerin dolup taşmasına ve acil servislerde kuyrukların uzamasına yol açtığını belirtti.

Santrallerden çıkan dumanın, çevresel faktörlerin halk sağlığı üzerindeki etkilerinin neden düzeltilmediğini soran Gürkut, devlet hastanelerinde hâlâ yoğun bakım uzmanı, kan hastalıkları uzmanı, gastroenterolog ve endokrin uzmanı bulunmadığını ifade etti. Emekli hekimlerin çalışmaya devam ettiğini belirten Gürkut, sağlığı koruyamayanların, hastaları tedavi edecek doktorları da planlayamadığını söyledi.

“Çok doktor aldık” açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Gürkut, Türkiye’de eğitim alıp uzman olan genç hekimlerin mecburi hizmet adı altında, iki yıllığına, işçi statüsünde ve geçici sözleşmelerle çalıştırıldığını kaydetti.

Mağusa’nın artık büyük bir kent olduğunu vurgulayan Gürkut, gece gündüz Lefkoşa’ya sevk edilmeden hizmet alınabilecek, yeterli doktoru, hemşiresi, yatağı ve cihazı olan bir hastaneyi hak ettiğini söyledi.

Kendilerine “8 saat çalışın” denildiğini ancak fiilen 24 saat çalıştıklarını, buna ek olarak daha fazla çalışmanın istendiğini belirten Gürkut, 32 saat aralıksız çalışmanın, dinlenmeden ameliyata girmenin, poliklinik yapmanın ve hata yapmamanın beklendiğini ifade etti. Gürkut, “32 saattir uyumamış bir doktorun sizi ameliyat etmesine razı mısınız?” diye sordu.

Ne zaman dinleneceklerinin, 2 aylık bebeklerini 32 saatlik nöbette ne zaman emzireceklerinin söylenmediğini dile getiren Gürkut, mevcut yasaların eksik olduğunu ve hastalara iyi bakılabilmesi için yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Hastanelerin, cihazların ve poliklinik odalarının yetersiz olduğunu belirten Gürkut, daha çok çalışmaya hazır olduklarını ancak önce eksiklerin giderilmesi ve yasaların düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Tam mesai” olarak sunulan sistemin yalnızca bir saat daha poliklinik anlamına geldiğini belirten Gürkut, bunun doktoru hastanede tuttuğunu ancak hastayı iyileştirmediğini söyledi. Bu uygulamanın bir sağlık politikası olmadığını vurgulayan Gürkut, mevcut düzeni, rüşveti, yolsuzluğu ve yağmayı sürdürme çabası olduğunu ifade etti.

Açıklamasında hastalara da seslenen Gürkut, hekimlerin halkın düşmanı değil, doktorları olduğunu vurgulayarak, “Kalbinize dokunan, kanserinizi tedavi eden, çocuğunuzun başından ayrılmayan bizleriz” dedi.

“Onlarca Dosyam Var, Hiçbirinde Yasak Yoktu” diyen İsias Sanığı Hac İçin Mahkemeye Başvurdu
“Onlarca Dosyam Var, Hiçbirinde Yasak Yoktu” diyen İsias Sanığı Hac İçin Mahkemeye Başvurdu
İçeriği Görüntüle

Hastanelerin kendi evleri olduğunu belirten Gürkut, istediklerinin sadece ilaç, yatak ve tanı koyacak tetkiklere erişebilmek olduğunu ifade etti. Eksikler giderilmeden hekimlerin suçlu gösterilmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydeden Gürkut, halktan doktorların karalanmasına izin vermemelerini istedi.

Sayın Bakan’a da seslenen Gürkut, meslektaşlarına hakarete varan ithamlar içeren açıklamaların resmi politika olup olmadığını sordu.

Kamu kaynaklarının özele aktarılmaya devam edilmesi halinde kamusal sağlığın yok olacağını belirten Gürkut, devlet hastanelerinde çalışan hekimlerin istifa edip özele geçeceğini, genç hekimlerin ülkesine dönmek istemeyeceğini ve hastanelerin nitelikli hekimler yerine üçüncü ülke hekimleriyle dolacağını ifade etti.

Tıp ve diş hekimliği uzmanlık yasası konusunda sermaye ile yapılan iş birliğinin halk sağlığı ile kumar oynamak anlamına geldiğini belirten Gürkut, “Bizler daha çok çalışmaya, hastalarımıza da, hastanelerimize de, mesleğimize de sahip çıkmaya varız. Görevini yapmayan gene sizsiniz” dedi.