banner22

Arıklı: "Bu halk 50 yıl daha beklemeyi kaldıramaz"

Arıklı: "Bu halk 50 yıl daha beklemeyi kaldıramaz"
banner30

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 99 milyon 841 milyon 600 TL olarak öngörülen Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı bütçesi görüşülüyor.

Bütçe üzerine ilk sözü UBP Genel Başkanı Ersin Tatar aldı.

Kıbrıs konusuna değinen, kürsüden notlarını okuyan Tatar, yaklaşık 40 yıl Kıbrıs için federasyonun konuşulduğunu söyledi, bu konudaki siyasetin artık değişmesi gerektiğini ifade etti.

Tatar, “Bize göre mutlaka kuzeydeki devlette Kıbrıs Türk halkı egemen olmalı. Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi devam etmeli” dedi.

Hükümetin Kıbrıs konusunda bir uyumu olmadığını savunan Tatar, “Sayın Özersay ‘Halkın Partisi Türkiye’nin garantörlüğünü savunuyor’ dedi. Bunu Halkın Partisi Genel Başkanı olarak söyledi, Dışişleri Bakanı olarak değil. Siyaset de böyle bir şey işte. Özel Danışman Lute’un gelişiyle bir takım hareketlenmeler olacak. O zaman hükümet ne yapacak merak ediyoruz? Görüş ayrılıklarını nasıl yönetecekler?” ifadelerini kullandı.

Rum tarafının pozisyonunda hiçbir değişikliği olmadığını söyleyen Tatar, “Ne bekliyoruz. Ne umut ediyoruz? Hiçbir başlıkta anlaşma yok. Son noktada Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi kaldırılacak deniyor. Halk böyle bir anlaşmaya evet demez. Hayır denilecek bir anlaşma için neden görüşme yapılacak? O masalara oturulduğunda başka tavizler de veriliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Kıbrıs konusundaki süreci tek başına yönetemeyeceğini söyleyen Tatar, “Bunu Meclis de sivil toplum da değerlendirecek. Hak ve çıkarlarımız korunmayacaksa bu sürece niye girilecek?  Peki hükümet bu konuşa nasıl görüş belirtecek?” şeklinde konuştu.

ARIKLI

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da bütçe üzerine söz alarak Kıbrıs konusunda konuştu.

Arıklı, özel danışman Lute’un gelmesiyle sürecin hareketlenebileceğini kaydederek, “Hükümetin nasıl davranacağı hepimizin merak konusu. Bilinmezliğe doğru gidiyoruz. Hükümetin büyük ortağı da Cumhurbaşkanı Akıncı da ‘b’ planımız yok diyor. Hayat felsefeleri federasyon üzerine monte edilmiş olabilir ama alternatif görüşlerin önünü açmaları gerek. Bir kenara çekilsinler. Bu halk 50 yıl daha kaybetmeyi kaldıramaz” dedi.

Kosova ve Tayvan modellerine işaret eden Arıklı, “Bizim Kosova’dan ayıran ne? Kosova’daki milli birlik ve beraberlik Birleşmiş Milletleri ikna etti. Bağımsız olmayı seçtiler. Peki biz? Bizde KKTC’ye inanmayanlar siyaset arenasında yerini almış durumda…Pekala biz de Tayvan modeli üzerinde çalışabiliriz. Ticaret aracılığıyla biz de Tayvan modeli konusundaki çalışmaları genişletebiliriz. Ama artık önümüzün aydınlanması lazım” ifadelerine yer verdi.

Arıklı, dünkü görüşmelerde Maraş ve Maronit konularına değindiğini ve hükümetin bu konuda açıklayıcı bilgi vermesi gerektiğini kaydederek, bu konuda da Dışişleri Bakanı Özersay’dan bilgi istedi.

Arıklı, Dışişlerine bağlı dış temsilciliklerin aldıkları maaşlar karşılığında ne iş yaptıkları konusunda da Özersay’dan bilgi istedi.

HASİPOĞLU

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu ilk olarak, Anavatan Türkiye’de meydana gelen kazada vefat edenlere başsağlığı diledi.

Dışişleri Bakanlığı’nın vizyon sorunu olduğunu savunan Hasipoğlu, tanıtım ve müzakerelerle ilgili bir faaliyet olmadığını ileri sürerek bunu eleştirdi. Dışişleri Bakanlığı’nın temsilcilikleri ve personelinin neye ve hangi amaca hizmet ettiğini soran Hasipoğlu, UBP olarak müzakerelerde süre ve sonuç istediklerini söyleyerek, son aşamanın gerçekleştirilmediğini belirtti.

Sol liderlerinin yapamadıklarını sağ liderlerin yaparak “ortak metin” çıkardıklarını dile getiren Hasipoğlu, sıkıntının usule ilişkin ve sonuca ilişkin adım atılmaması ve sonuç çıkmaması halinde sürecin çöktüğünün BM’ye söylenmemesi olduğunu ifade etti.

Masada tartışılmayan ve konuşulmayan hiçbir konunun kalmadığını söyleyen Hasipoğlu, tek alternatifin “federasyon” denildiği müddetçe Kıbrıs Rum tarafının çözüme yaklaşmayacağını söyledi.

Çözüm isteniyorsa halkın ve Meclis’in desteğinin alınması gerektiğini söyleyen Hasipoğlu, neden Federasyon çözüm modeli dışındaki modellerin hayalcilik olduğunun düşünüldüğünü sorarak, artık alternatiflerin konuşulması gerektiğini kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı personelinin iyi yetişmiş olduğunu söyleyen Hasipoğlu, Manama’ya gönderilen temsilciliğin ülkeye ne gibi fayda sağlayacağının belirtilmesini istedi.

Dış politikada vizyon sorunu olduğunu savunan Hasipoğlu, dış temsilciliklerin icraatlarıyla ülkenin tanınmasına katkı konulabileceğini kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı’nın çok daha aktif olması gerektiğini söyleyen Hasipoğlu, müzakere sürecinin yeniden başlaması halinde Dışişleri Bakanlığının bu konuyu sadece Cumhurbaşkanlığı’na bırakmaması ve daha aktif rol alması, meclisi de bu konuya dahil etmesi gerektiğini belirtti.

YORUM EKLE
banner21
SIRADAKİ HABER

banner24

banner25