Kıbrıs

KTSO: “Sektörün GSYH içindeki payı yüzde 6,7'ye geriledi, yapısal adımlar atılmalı”

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) sektörün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payının yüzde 6,7'ye gerilediğini işaret ederek, üretimin, ekonomik politikaların merkezine yerleştirilmesi ve sanayicinin rekabet gücünü arttıracak yapısal adımlar atılması çağrısında bulundu.

KTSO’dan yapılan açıklamada, sanayi sektörünün, son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşadığı, artan maliyetler ve “Yetersiz destekler” nedeniyle her geçen gün daha ağır bir yükün altında kaldığı belirtildi.

Birçok sanayi işletmesinin ayakta kalabilmek için mücadele ettiği aktarılan açıklamada, bazı işletmelerin üretim kapasitesini azaltmak, bazılarının yatırımlarını ertelemek, bazılarının ise çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kaldığı kaydedildi.

Sanayi sektörünün GSYH içindeki payının 2020 yılında yüzde 9,7 iken 2024 yılında yüzde 45 azalarak, yüzde 6,7'ye gerilediği belirtilen açıklamada, 2026 yılı tahmini verilerinin de bu gerilemenin devam ettiğine işaret ettiği ifade edildi.

Açıklamada, sanayicinin bugün yalnızca üretim yapma mücadelesi vermediği aynı zamanda yüksek enerji maliyetleri, hızla artan iş gücü giderleri, hayat pahalılığı, devletin uyguladığı doğrudan ve dolaylı vergiler, döviz üzerinden temin edilen hammadde, yüksek navlun ücretleri, yurt dışından getirilen makine ile yedek parça maliyetleri ve onlar için ödenen vergilerin de mücadelesini verdiği belirtildi.

Yerli üreticinin çoğu zaman ithal ürünlerle eşit olmayan koşullarda rekabet ettiğine de dikkat çekilen açıklamada, sanayicinin rekabet ettiği ürünlerin geldikleri ülkelerde çok yüksek oranda ve imkânlarla teşvik edildiği kaydedildi.

Sanayiye yönelik hazırlanması gereken desteklerin üretim yapmayan veya aynı ihtiyaçlara sahip olmayan sektörlere de yaygınlaştırıldığı belirtilen açıklamada, bu durumun sınırlı kamu kaynaklarının gerçek üreticiyi güçlendirmek yerine etkisini kaybetmesine neden olduğu aktarıldı.

-"Üretim yapan kesimin sürekli fedakârlık yapmasının beklendiği bir ekonomik düzen sürdürülebilir değil"

Sanayicinin bugüne kadar tüm zorluklara rağmen üretmekten vazgeçmediğine dikkat çekilen açıklamada, “Ancak fedakârlığın da bir sınırı vardır. Üretim yapan kesimin sürekli fedakârlık yapmasının beklendiği bir ekonomik düzen sürdürülebilir değildir.” denildi.

Üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan Kıbrıs Türk sanayisinin hak ettiği yerin bugün bulunduğu yer olmadığı belirtilen açıklamada, sanayiye yönelik bakış açısının değişmesi gerektiği ve üretimin ekonomik politikaların merkezine yerleştirilmesi gerektiği görüşü dile getirildi.

Açıklamda, sanayicinin rekabet gücünü artıracak yapısal adımlar atılması, enerji maliyetlerinin düşürülmesi, üretime yönelik hedefli teşviklerin uygulanması, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yerli üreticiyi haksız rekabete karşı koruyacak mekanizmaların oluşturulması ve sanayiyi güçlendirecek uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesinin bir tercih değil, zorunluluk olduğu belirtildi.