Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs sorununa ilişkin son dönemde yürütülen temasların henüz resmi bir müzakere süreci olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, mevcut aşamayı “nabız tutma egzersizi” olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen Siyasi Partiler Konseyi toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Özersay, görüşmede Kıbrıs sorunu ile Taşınmaz Mal Komisyonu’na ilişkin son gelişmelerin ele alındığını söyledi.
Yapılan temasların ilerleyen dönemde kapsamlı bir müzakere sürecine dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz netlik kazanmadığını ifade eden Özersay, bu konuda belirleyici olanın önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak siyasi irade olacağını kaydetti.
Rum tarafındaki iç siyasi gelişmelere de dikkat çeken Özersay, Güney Kıbrıs’ta yaklaşan seçimlerin yeni diplomatik girişimlerin arkasındaki nedenlerden biri olabileceğini savundu. Rum liderliğinin çözüm iradesi olmaksızın yalnızca yeni bir süreç başlatmayı hedeflemesinin kabul edilemez olduğunu belirten Özersay, sonuç üretme potansiyeli bulunmayan girişimlere dahil olunmaması gerektiğini söyledi.
Kapsamlı ve her iki tarafın da kabul edebileceği bir çözüm modelini desteklediklerini ifade eden HP lideri, olası yeni temasların gerçekçi hedefler üzerine kurulmasının önem taşıdığını vurguladı. Özersay, Rum liderliğinin önümüzdeki süreçteki tutumunun ve niyetinin daha net şekilde ortaya çıkacağını belirterek, gelişmelerin bölgesel ve uluslararası dengelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini dile getirdi.
Rum yönetiminin son dönemde Fransa, Hindistan ve İsrail ile geliştirdiği ilişkilerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyen Özersay, bu adımların verilen siyasi mesajlar açısından önem taşıdığını ifade etti. Söz konusu ilişkilerin, kapsamlı çözüm konusunda ortaya konulan söylemlerle çelişebileceğini savunan Özersay, bunun yeni bir sürecin başlamasını zorlaştıran unsurlardan biri olduğunu ileri sürdü.
Birleşmiş Milletler’in olası rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özersay, önemli olanın yeni bir süreç başlatılması değil, sonuç alınabilecek bir zeminin oluşturulması olduğunu söyledi. Geçmişte Kıbrıs sorununa ilişkin çok sayıda müzakere girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlatan Özersay, benzer bir tablonun yeniden yaşanmasının tüm taraflar açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, bölgesel gelişmeler ve uluslararası konjonktürün de sürecin geleceğini şekillendireceğini belirten Özersay, Türkiye’nin iki devletli çözüm yaklaşımını sürdürdüğünü ve federal çözüm temelinde yeni müzakerelere sıcak bakmadığını ifade etti.
Açıklamasının sonunda çözüm modeline ilişkin belirsiz ifadeler içeren önerilere karşı olduklarını vurgulayan Özersay, geçmişte sonuç vermeyen süreçlerin tekrar edilmemesi gerektiğini belirterek, Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyduğu hassasiyetlerin göz ardı edilmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.




