Demokrat Parti (DP) Milletvekili, Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Kurucu Rektörü, Serhat Akpınar, dinamik fikirlerin temsilcisi olarak genç bireylerin, siyasi partilerin tabanlarında doğru iletişimle karşılanması ve yer bulması için üniversitelerin ortaya koyabileceği akademik katkıya dikkat çekerek, bu yaklaşımın siyasi parti kadrolarından beklenen faydaları da artıracağını belirtti.

Verilen bilgie göre, katıldığı bir televizyon programında; Gazeteci Didem Gürses'in sorularını yanıtlayan DP Genel Sekreteri Akpınar, yeni nesiller ile siyasal aktif kuşağın arasında “bilgi açılması” olarak tarif edilebilecek bir kopukluk olduğunu söyledi, özetle, ''Yönetimsel pozisyonların da bir sonunun olması elbette doğaldır ve kaçınılmazdır. Sosyo-ekonomik tüm alanlarda olduğu gibi, yaşamın doğal döngüsünün gereği, yaşça büyük ve görevlerini toplum nezdinde tamamlamış siyasi figürlerin de, eğer tabanlarından artarak gelen çağrılar da bu yöndeyse, mesuliyetleri gereği tecrübelerini paylaşma kaydıyla alanlarını gençlere bırakıp, tüm modern demokrasilerde olduğu gibi 'çekilmeleri' siyasal nezaket olduğu kadar, sosyal anlamda da olumlu karşılık bulur, övgü alır.” şeklinde konuştu.

-“Bilimsel katkı gerekli”

Gazete manşetlerine göz atın- 7 Şubat 2026
Gazete manşetlerine göz atın- 7 Şubat 2026
İçeriği Görüntüle

Genç kuşakların siyaset yapma istemlerinde, “doğru iletişim”in partilerin kurumsal kimliği içerisinde yer alması konusunda üniversitelerin yol gösterici olabileceğine vurgu yapan Akpınar, özellikle siyasal bilimler, iletişim, beşerî bilimler gibi alanlardaki eğitim programlarının içerisine yerleştirilebilecek akademik faktörlerin neler olabileceğinin ele alınmasını da önerdi.

Akpınar, ''Kurucusu olduğum üniversiteler ile ülkemizdeki diğer yüksek öğrenim kurumlarının bu anlamda araştırmalar, genç bireylere açık dersler, seminerler, atölye çalışmaları, dış dünyada benzer saha uygulamalarının okumaları gibi süreçler oluşturup, siyasal iletişimin doğru ve genç kuşağın kabul edebileceği evrensel nitelikte kılmasını bir zorunluluk, aynı zamanda toplum mutabakatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini de düşünüyorum.“ dedi.