Sosyal medya hesabından yazdığı bir yazı nedeniyle "10 yıl hapis" istemiyle yargılanan Basın Emekçileri Sendikası Başkanı, Gazeteci Ali Kişmir'in davası, yeniden Anayasa Mahkemesi'nde görüşüldü. Dava 4 Aralık'a ertelendi.
Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ başkanlığında gerçekleştirilen duruşmada, KKTC Başsavcılığı'nı temsilen Savcı Hasan Boşnak, Gazeteci Ali Kişmir'i temsilen ise Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Avukat Hasan Esendağlı ile Avukat Cemre İpçiler hazır bulundu.
Bugünkü duruşmada, ilk olarak Ali Kişmir'i temsilen Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Avukat Hasan Esendağlı hitabını yaptı.
ESENDAĞLI: DAVAYA KONU SUÇ BIR KÖŞE YAZISI
Esendağlı, müvekkilinin muhalif olarak nitelendirilebilecek yazılar yazan bir gazeteci olduğunu belirterek davaya konu suçun köşe yazısı türü olduğunu kaydetti.
Avukat Esendağlı, söz konusu yazının 2020 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesinde kaleme alındığını dile getirdi.
Esendağlı, ilgili yazının, TC Büyükelçisi ile iktidardaki milletvekillerinin "Beyaz Ev" isimli mekanda toplantı yaptığı dönemde muhalif kanadın bu toplantıyı TC Büyükelçiliği'nin bir müdahalesi olarak yorumladığı bir dönemde yazıldığı belirtti.
Yazının ilgili milletvekillerine yönelik ağır bir eleştiri olduğunun gayet açık olduğunu ancak esas tartışma yarattığı kısmın yazının başında olduğunu söyledi.
Söz konusu yazı sebebiyle müvekkiline ceza davası dosyalandığını belirten Esendağlı, müvekkilinin 15 Ağustos 2020 tarihinde Facebook isimli sosyal medya hesabından Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nı hedef göstererek "manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif ettiğinin" iddia edildiğini belirtti.
"YAZININ GKK İLE UZAKTAN YAKINDAN ALAKASI YOK"
Esendağlı, davanın ilgili yasa maddesinin 10 yıla kadar hapis istemesi sebebiyle davanın Anayasa Mahkemesi'ne taşındığını ifade etti.
Hem polisin, hem de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın iddiasının, Beyaz Ev'in, "genel eve" benzettilerek manevi şahsiyetinin tahkir ve tezyif edildiği yönünde olduğuna dikkat çeken Esendağlı, müvekkilinin kaleme aldığı yazının Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'yla uzaktan yakından hiçbir alakasının olmadığını savundu.
"ALİ KİŞMİR 'DÜŞÜNCE' SUÇUNDAN YARGILANIYOR"
Esendağlı, davaya konu yazının TC Büyükelçisinin siyasilerle bir araya girerek cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale ettiği iddiasıyla "tamamen seçimlere yönelik" olduğunu bir kez daha dile getirdi.
Esendağlı, söz konusu yazıda Beyaz Ev'e genel ev denilmediğini, yazıda siyasetin genel eve benzetilerek eleştirildiğini söyledi.
Günün sonunda müvekkilinin 10 yıla kadar hapis istemiyle "düşünce suçundan" yargılandığına dikkat çeken Esendağlı, ilgili yasa maddelerinin Anayasaya aykırı olduğunun altını çizdi.
"YASA MADDELERİ ANAYASAYA AYKIRI"
Esendağlı, ilgili yasada yer alan "manevi şahsiyeti tahkir ve tezyif etme" maddelerinin KKTC Anayasası'na aykırı olduğunu söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin KKTC'deki iç hukukta da geçerli olduğunu belirten Esendağlı, taleplerinin AİHM ve AİHS'ne ilişkin kararların ölçü olarak kullanılması yönünde olduğunu dile getirdi.
KKTC Anayasası'nda yer alan maddeler ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi metninin anayasayla örtüştüğünü dile getiren Esendağlı, hitabında, anayasaya aykırılık iddialarını dört başlıkla mahkemeye sundu.
Esendağlı, Askeri Suç ve Cezalar Yasası’nda "öngörülebilirlik" ve "anlaşılabilirlik" kavramlarının soyut ve belirsiz olduğunu: yasada öngörülen 10 yıl hapis isteminin aşırı derecede yüksek olduğunu; yasanın düşünce ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ve ilgili suçun askeri suç olarak nitelendirilmesinin "anayasaya aykırı" olduğunu söyledi.
TC Anayasa Mahkemesi'nin içtihatlarına da değinen Esendağlı, bir suçun, suç olabilmesi için izahatının açık bir şekilde belirtirilmesi gerektiğini, ancak bahse konu suçun hiçbir şekilde izahının belli olmadığını dile getirdi.
"YASANIN NEDEN 10 YIL HAPİS CEZASI ÖNGÖRDÜĞÜNÜN HİÇBİR İZAHI YOK"
"Ali Kişmir bu yazıyı yazmadan önce bana gelseydi ve bu yazıda herhangi bir suç unsuru var mı diye sorsaydı, bir hukukçu olarak net yanıt veremezdim" diyen Esendağlı, ilgili yasa maddesinin altının doldurulamayacağını belirtti.
Yasadaki tahkir ve tezyif sözcüklerine de değinen Esendağlı, bu sözcüklerin, bu yasa dışında hiçbir yasada yer almadığını söyledi.
Yasalarımızda yer alan "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunun 5 yıl, "Bayrağa hakaretin" 3 yıla kadar cezasının bulunduğuna dikkat çeken Esendağlı, güvenlik kuvvetlerine neden 10 yıl ceza öngörüldüğünün hiçbir izahatının olmadığını savundu.
Esendağlı, yasadaki ilgili kısmın Türkiye'de defalarca değiştirilen muadil yasadan "cımbızla alındığını" savundu.
Esendağlı, Türkiye'de Cumhurbaşkanına hakaret suçunun 4 yıla kadar hapis cezası öngördüğünü, bunun sebebi olarak da devletin başının diğer tüm kurumlardan daha üst olması olduğunu belirtti.
Müvekkiline getirilen 10 yıla kadar hapislik öngören suçun bu anlamda "oldukça fazla" olduğunu vurgulayan Esendağlı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın manevi şahsiyetinin korunmasının devletin diger tüm organları ile kişilerinden neden daha fazla olduğunun bir izahatının da olmadığına dikkat çekti.
İPÇİLER: BU YASA DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNE AYKIRI
Avukat Cemre İpçiler ise hitabında ifade özgürlüğü konusuna değinerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararlarına ilişkin atıflarda bulundu.
Askeri Suç ve Cezalar Yasası'ndaki bazı maddelerinin, KKTC Anayasası ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan "düşünce özgürlüğüne" aykırı olduğunu savunan İpçiler, hitabında Anayasanın bazı maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı içtihatlarına da değindi.
Manevi şahsiyet kavramına da değinen İpçiler, ifade özgürlüğü konusunda güncel bazı kararlara da atıfta bulundu.
Askeri Suç ve Cezalar Yasası'nın 26’ncı maddesinde yer alan “manevi şahsiyetin tahkir ve tezyifi” konusuna değinen İpçiler, ayrıca yasadaki bazı maddelerin, KKTC Anayasası'nda yer alan düşünce ve ifade özgürlüğünün yanı sıra basın özgürlüğüne de aykırı olduğunu ileri sürdü.
Ali Kişmir'in avukatlarının hitaplarını bitirmesinin ardından mahkeme, davayı savcılığın hitabının dinlenmesi için 4 Aralık, saat 10.00'a tehir etti.