Biyologlar Derneği (Bio-Der), Sağlık Bakanlığı’nı, sivrisinekle mücadelede kullanılmak üzere “Sucul Ekosistemlere Çok Zehirli” ilaç için ihaleye çıktığı gerekçesiyle eleştirdi.

Bio-Der Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Benan tarafından yapılan yazılı açıklamada, yaklaşık bir ay önce adada Batı Nil Virüsü vakaları görülmesi sonrasında Sağlık Bakanlığı tarafından kurulan Sivrisinekle Mücadele kapsamında Halk Sağlığı Komitesi’nde Derneğin görev aldığı ve bilimsel makalelere dayalı görüş raporunu teslim ettiği belirtildi.

Sivrisinek mücadelesinde kimyasal mücadeleye gerek kalmadan zaman, yer ve uygulamanın doğru olduğu durumlarda mekanik ve biyolojik mücadele yollarının önemine vurgu yapılan açıklamada, “Sağlık Bakanlığınca düzenlenen toplantılarda bakanlık tarafından 25 yıldır kullanılan biyolojik larvasit kullanımının devamını destekleyip var olan ilaçların etken maddeleri ile ilgili görüşlerimizi bildirdik. Fakat biz parçası olduğumuz bu komitede sesimizi maalesef duyuramadık, ya da sesimizi duymak istemediler” ifadeleri kullanıldı.

-“ Hormon analogu bu ilacın ihaleye girme değil Tarım Bakanlığı tarafından onaylanmış olması bile anlaşılır değildir”

Töre, Ankara'da... Töre, Ankara'da...

Açıklamada, Sağlık Bakanlığı tarafından açılan ihalede biyolojik larvasitlerin yanında juvenil hormon analogu olan kimyasal ve sucul ekosistemlerde ciddi zararlı olarak etiketlenen ilacın da yer almasından duyulan endişe dile getirilerek, “Hormon analogu bu ilacın ihaleye girme değil Tarım Bakanlığı tarafından onaylanmış olması bile anlaşılır değildir” denildi.

İhale öncesinde Derneğin Tarım Bakanlığı’ndan 3 tane randevu aldığının kaydedildiği açıklamada, “Etiketinde ‘Sucul Ekosistemlere Çok Zehirli’ (Very Toxic to Aquatic Life) ibaresi olan ve sadece sivrisinek değil arı gibi popülasyonları da ciddi şekilde tehlike altına alan bu ilacın onaylanmasının yanlış olduğunu anlatmak için gittiğimiz 3 toplantıda da karşımızda kapı duvar bulduk. 3 farklı toplantıya da gidip kimse ile görüşemeden geri döndük. İnanıyoruz ki yapılan hatanın herkes farkındadır! Fakat hatanın boyutlarının farkına varamamak bizi korkunç ekosistem yaralarına, zaten sağlıklı olmayan bir çevreye ve çöken bir halk sağlığına maruz bırakacaktır. Kurulan bu ‘yanlı’ komitede var olmamıza rağmen görüşlerimizi dikkate almayan kurumların faaliyetlerini desteklemediğimizi ve bu yolda üzerimize düşeni yaptığımızı halkımızın bilgisine getirmek isteriz” ifadelerine yer verildi.