Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgede yaşanan gerilimlere ilişkin, "İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz. Sadece bununla kalmıyor, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz." dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nda konuştu.
Bölgenin ve dünya ekonomisinin son dönemin en sarsıntılı ve en belirsiz günlerini yaşadığına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"İş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes, bir taraftan günaşırı değişen atmosferi takip ederken diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor. Çatışmaların olumsuz etkisi, enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor. Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla birlikte, ne bölgemiz ne de dünya gerilimin geleceğine dair yüzde 100 emin olamıyor. İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz. Sadece bununla kalmıyor, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz."
Kendisi ile Kabine üyelerinin bu konuda görüşmelerini sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, netice alana kadar dost ve kardeş ülkelerle işbirliği içinde çabalamaya devam edeceklerinin altını çizdi.
- "Türkiye, istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir"
"Artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir." değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye, son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir. Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir. Yıllardır Türkiye'yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Ortaya çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çiziyorum. Türkiye, kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz."
Erdoğan, bu minvalde rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak, yatırım ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları attıklarını sözlerine ekledi.




