banner22

Meclis'te güncel konuşmalar

Meclis'te güncel konuşmalar
banner32

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu güncel konuşmalarla sürüyor.

ŞAHALİ: “YANGINA HAZIR DEĞİLİZ”

Bu bölümde ilk sözü CTP Milletvekili Erkut Şahali tarım konusunda aldı. Başbakan’ın dün yaşanan yangınla ilgili tavrını “Pollyannavari” olarak niteleyen Şahali, “sanki bu ülke dün kurulmuş ne mevzuatı ne geleneği var, başımız tokuştukça bir şeyler öğreniyoruz” gibi bir yaklaşımın güdüldüğünü dile getirdi.

Şahali, Başbakan’ın örneğin iş araçlarının yangın çağrısına tabi olduğundan bihaber gibi davrandığını belirtti.

Dünyanın her yerinde sahip olunan imkanlar çerçevesinde üstesinden gelinmeyen doğa felaketleri yaşandığını söyleyen ve Avustralya’yı örnek veren Şahali, öte yandan hazırlık anlamında ne noktada olduğunun etüd edilmesi gerektiğini belirtti.

Şahali, dünkü yangına hazır olunmadığını kaydetti, yangın kuvvet ekiplerinin bu yıl gecikmeli şekilde kurulduğunu söyledi. 

Bu ekiplerin istihdam sürecinin de adil olmadığını dile getiren Şahali, bir münhal ilanına bile çıkılmadığını kaydetti.

Afet ve Acil Durum Yönetim Komitesi’nin gerekli önlemleri almak için gereken adımların atılmasını isteyen Şahali, Bakan Oğuz’un yangının büyük ihtimalle piknik yüzünden çıktığını söylediğini kaydederek eğer böyleyse, pikniğin hâlâ yasak olup olmadığını, yangın gözcülerinin ne yapıyor olduğunu sordu. 

Sabotaj şüphesiyle ilgili adli soruşturmanın tabi ki yapılması gerektiğini dile getiren Şahali, “Peki idari soruşturma yapılacak mı?” diye sordu.

Hâlâ pek çok noktada gereken yangın önlemlerinin alınmadığını söyleyen Şahali 10 Mayıs’ta orman işçilerinin lavanta fidanlarının köklerini çapalıyor olduğunu kaydetti. 

Geçen yıl yangın kuvvet ekiplerinin 1 Nisan’da göreve başlamasından önce gerekli eğitimlerden geçtiğini söyleyen Şahali, bu yıl Mayıs başında istihdam edilen bu personele eğitim verilip verilmediğini sordu. 

Erkut Şahali, yangının 177 ihbarıyla mı yoksa ekiplerin tespitiyle mi fark edildiğini sordu. 

“TÜRKİYE ESKİ MÜDÜRÜ ARADI”

Orman Dairesi’nin icraatlarına değinen Şahali, Türkiye’den “yangınla ilgili yardım istiyor musunuz” sorusunun eski Orman Dairesi Müdürü’ne sorulduğunu söyledi, bir yıldır görevde olan müdürün kendini TC’deki muhataplarına tanıtmadığını dile getirdi. 

Ülkede yangın helikopteri bulunsaydı 16 dakikada bölgeye ulaşacağını Türkiye’den helikopterlerin 24 dakikada geldiğini dile getiren Şahali, TC’de güney sahilinde bulunan helikopterlerin her an KKTC’ye yardıma hazır olduğunu ifade etti.

“HELİKOPTER ALMA GERÇEKÇİ HEDEF DEĞİL”

Şahali, durum böyleyken ekonomik koşulları da göz önüne alınca helikopter alma hedefinin gerçekçi olmadığını anlattı. 

Erkut Şahali, yangının elektrik direklerinin çevresindeki otlardan kaynaklanmış olabileceği yönündeki ifadelere de değinerek eğer böyleyse bu otları temizlemenin kimin görevi olduğunu sordu.

Yangın gözcülerinin çok titiz şekilde belirlenmesi gerektiğini kaydeden Şahali, Orman Dairesi Müdürlüğü’nün yürütmesi gereken faaliyetlerle ilgili Orman Mühendisleri Odası’nın açıklamalarının dikkate alınmasını istedi.

ÇAVUŞOĞLU

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz’un hâlâ yangınla ilgilendiğini o nedenle kendisinin yanıt vermek üzere kürsüye çıktığını belirtti.

Bahsedilen istihdamın yangınlar başlamadan mümkün olan tedbirleri almak için yapıldığını ancak pandemiden dolayı bunun geciktiğini anlatan Çavuşoğlu, yangınların istihdamlardan sonra çıktığına da işaret etti. 

Koruma yollarının, irtibat yollarının ne kadarının temizlendiği ya da yangının çıkma nedenlerinin Bakan Oğuz tarafından açıklanacağını söyleyen Çavuşoğlu, öte yandan önlemlerin yanı sıra çevre bilincinin de önemli olduğunu vurguladı.

Araçların yangın söndürme görevine çağrılması konusunda anlatılmaya çalışılanın ilgili mevzuatı düzenlemek, yardımı teşvik etmek olduğunu dile getiren Çavuşoğlu daha önce yangın söndürmede kullanılan ve yanan araçların ödemelerinin yapılamadığını dile getirdi.

Çavuşoğlu, istihdamlar konusunda daha önce yapılan istihdamlar konusunda da şikayetler olduğunu anımsatarak yapılan istihdamların önemli bölümünün daha önce görev yapmış kişilerden olduğunu kaydetti. 

Bakan Çavuşoğlu, dağlık alanlarda çıkan yangınların insan eliyle söndürülmesinin oldukça güç olduğunu belirtti, meselenin yangının çıkmasını önlemek olduğunu dile getirdi.

Kurum kuruluşlarının da yangın konusunda önlem alma sorumluluğu olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, yangın emniyet şeritlerinin temiz olmasının da önemli olduğunu ifade etti.

Şahali’nin konuşmasını lavantalar konusuyla birleştirdiğini dile getiren Çavuşoğlu, bu gibi denemeler yapmanın Bakanlığın görevi olduğunu kaydetti, yangına lavantayı karıştırmamak gerektiğini düşündüğünü belirtti. 

Nazım Çavuşoğlu, TC yetkililerinin eski Orman Dairesi Müdürü’nü aramasının, Türkiye’de telefonların kurumlara ait olmasından ve KKTC’de de böyle olduğu sanılmasından kaynaklandığını söyledi. 

ŞAHİNER: “KIB-TEK’E GÖZÜMÜZ GİBİ BAKMALIYIZ”
Meclis Genel Kurulu’nda daha sonra “AKSA” konusunda söz alan Salahi Şahiner, arz güvenliğinin sonuna kadar sağlanması ve dünyayla rekabet için elektrik fiyatlarının aşağıya çekilmesi gerektiğini belirterek kuruma iyi bakılması ve sürdürülebilir kılınması gerektiğini vurguladı. Şahiner, “Elektrik Kurumu’na gözümüz gibi bakmalıyız” dedi.
Şahiner, kurumun zarar yazmaması için hazırlanan fiyat nizamnamesinin üzerinden geçilmesi gerektiğini dile getirdi. 
İlgili nizamname gereğince gereken fiyat güncellemelerini yapmayarak mali zararlara yol açanların bu durumdan sorumlu olduğunu belirten Şahiner, üretim maliyetlerine bakmak gerektiğini söyledi. 
Nizamnamenin sunduğu formül çerçevesinde yakıt giderlerine değinen Şahiner, yakıt bedelinin yükselerek şu anda 65 kuruşa yaklaştığını söyledi.
Şahiner, kurumun bu fiyat düzenlemelerinin yapılmamasıyla şu anda her kilowatt saatte 19 kuruş zarar yazdığını dile getirdi. 
Elektrik Kurumu’nun borcunun gittikçe yükseldiğini söyleyen Şahiner bu borçları sıraladı. 
Kıb-Tek’in borç batağına sürüklendiğini dile getiren Şahiner, gerekli önlemlerin zamanında alınması gerektiğini kaydetti.
Elektrik Kurumu’nun giderlerine de değinen Şahiner, covid-19 salgını nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde yapılan kesintilere işaret ederek böyle bir zamanda bile AKSA’ya dokunulmadığını ifade etti. 
Salahi Şahiner bu bağlamda kısıtlı bir süre için AKSA kira ödemeleriyle gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi. 
Şahiner, ortak aklın doğalgaz ile elektrik üretimi olduğunu da kaydetti.  
Şahiner’in konuşması üzerine yerinden söz alan YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Türkiye’de borsaya açılmış bir şirket olduğuna işaret ederek bu konuda yorum yapılırken bu durumun da göz önüne alınması gerektiğini kaydetti. 
Şahiner de AKSA’nın borsada olduğunun doğru olduğunu ancak şu anda gerekli adımlar atılmazsa ileride çok daha sıkıntılı bir noktaya gelinebileceğine işaret etti. 

ÖZYİĞİT

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, toplumun menfaati için elektrikte indirim değil yatırım yapılmasının daha sağlıklı bir adım olacağına inandığını söyledi.

Meclis’te gündem dış konuşma yapan Özyiğit, AKSA konusunun birçok sefer gündeme getirildiğini ve bazı noktalarda yasaya uyulmadığının da belgelendiğini belirtti. Özyiğit, petrol fiyatlarında beklenmeyen fiyat düşüşleri olduğunu bunun yanında dövizde yaşanan artış da dikkate alındığında maliyetin yine de yarı yarıya olduğunu söyledi.

Başka alanlara harcanabilecek paraların 180 aylık sözleşmeler nedeniyle ödenmeye devam edildiğine işaret eden Özyiğit, elektrik ücretlerinde indirim bile yapılmadığını, sadece peşin ödemede yüzde 15 indirim sağlandığını kaydederek bu durumu eleştirdi.

Tüp gazın fiyatının da hâlâ astronomik olduğunu söyleyen Özyiğit, yüzde 15 indirimin ardından yatırım için para sağlanıp sağlanamayacağını sordu.

Özyiğit, toplum menfaati için elektrik indirimi değil yatırım yapılmasının daha sağlıklı bir adım olacağına inandıklarını belirterek, AKSA sözleşmesinin feshedilebileceğiyle ilgili verilen bilgileri de gündeme getirerek, adım atılsaydı yazı AKSA’sız geçirebileceklerini bir yıl içinde de yatırım noktasına gelinebileceğini anlattı.

Cemal Özyiğit, yatırımlar için halen adım atılmaması nedeniyle AKSA’nın devre dışı bırakılamadığını dile getirerek, 2024’te bitecek sözleşmenin adımının şimdiden atılmasını istedi.

Özyiğit, 2013 yılında AKSA’yla ilgili yaşanan çevre kirliliğiyle ilgili yaptığı araştırmayla ilgili de bilgi vererek, ODTÜ’den uzmanlar getirildiğini, 10 milyon tazminat istendiğini, ceza kesildiğini ve “kirleten öder” mantığıyla yürütülen çalışmaları anlattı.

Yeni yatırımların gündeme gelinmesi gerektiğini, öncelikle bu alanda projeler hazırlanması ve bu projeler üzerinden görüşmeler yapılması gerektiğini vurgulayan Özyiğit, hükümeti önümüzdeki 4 yıllık süreç için hevesli görmediğini kaydetti.

Özyiğit, Elektrik Kurumu’nda bakan-başbakan kavgası olduğunu, hükümetin bu konuda bir vizyon olmadığını farklı kavgalar yaşandığı için kurumun sürdürülebilirliğine zarar verildiğini savunarak, böyle bir yönetimin adım atmasının da çok zor olacağını söyledi.

Bu sırada yerinden konuşan UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, yatırım konusunda Özyiğit’le hemfikir olduğunu, 4’lü hükümetin niye bu yatırımlarla ilgili adım atılmadığını sorarak, denize akan petrol felaketi sonrasında da zarar ziyan bildirilmediğini belirtti.

Özyiğit de kendi hükümetleri döneminde yatırımlarla ilgili yaşanan süreci özetledi.

TAÇOY: “2 BİN 267 DENETİM, 85 CEZA”

Özyiğit’i yanıtlamak üzere kürsüye gelen Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da, dün meydana gelen yangından dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek, 19 Mayıs’ı kutlayarak kandilin de hayırlara vesile olmasını diledi.

Taçoy, mart-mayıs arasında 2267 denetleme yaptıklarını, 85 ceza kestiklerini, 162 bin TL civarında ceza uyguladıklarını belirterek, yangın kuleleriyle ilgili de hiçbir adım atılmadığını söyledi.

“ŞAHIS DEĞİL KURUM ÖNEMLİ”

Kıb-Tek’te yaşanan olaylara değinen Taçoy, kurumda şahıs üstüne adım atılmadığını, kurumun önemli olduğunu, başkanın da istifa gerekçelerini zaten açıkladığını, soruşturulan konuyla ilgili daha fazla yorum yapmayacağını belirtti.

Elektriğe 6,5 kuruşluk bir zam gerektiğini ancak petrol fiyatlarının düştüğü ve yüzde 15 indirim yapıldığı için zam yapmadıklarını anlatan Bakan Taçoy, depodaki akaryakıtının ucuza satılamayacağını kaydetti.

Taçoy, kurumda 300 milyon TL civarı borç oluştuğunu, mart nisan ayarında 100 milyon civarı da tahsilat sıkıntısı yaşandığını ifade ederek, geçmişten gelen cezalarla ilgili rakamsal bilgi verdi.

Kıb-Tek’in borcunu tolere edebilecekleri bir noktaya getirmek için çalıştıklarını hatırlatan Hasan Taçoy, iki farklı kalemde sağladıkları yüzde 15’lik indirimin göz ardı edilmemesini istedi.

AKSA’ya kira bedelini 2,75’e döndürmeyi önerdiğini ancak karşılığında süreyi uzatmayı teklif ettiklerini anlatan Ekonomi ve Enerji Bakanı Taçoy, bu kararın alınmasını isterlerse üzerinde çalışma yapılabileceğini ifade ederek bu noktadan sonra hukukçuların değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Taçoy, şu an kullanılan ve ihtiyaç olan elektrik miktarı üzerinden planlama yapmaya çalıştıklarını ve bunları göz önüne alarak yatırım yapılması için uğraştıklarını kaydederek, konuyla ilgili teknik bilgiler verdi.

Ardiyenin tamamının ödendiğini vurgulayan Taçoy, kendisinin her zaman şaibeli konuları dile getirdiğini ve böyle konularda detaylı yapılan araştırmalarla herkesin gerçeği bilmesi gerektiğine inandığını belirtti.

“AKARYAKIT GELİNCE FİYAT BİRAZ DAHA AŞAĞI ÇEKİLECEK”

Bu hafta akaryakıt geldiğinde fiyatın biraz daha aşağılara çekileceğini ve ağustos sonuna kadar gereken miktarın sağlanacağını belirten Taçoy, konuyla ilgili en son hazırlanan Sayıştay raporunun hiçbir yerde yayınlanmadığını hatırlatarak, gerekli cezaların da kesilmediğini kaydetti.

Taçoy konuşmasının ardından da soruları cevaplayarak, ihale edilmiş 12 milyonluk ihale olduğunu, yatırımlar için adım atmadıkları imasının doğru olmadığını dile getirerek, AB ile birlikte de projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Taçoy, 3 jeneratörün bakımda olduğunu, şu an elektrik ihtiyacını karşılayabilir durumda olduklarını ifade etti.

Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2020, 16:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER