"Tüm canlıların etkileneceği açık"

"Tüm canlıların etkileneceği açık"
banner78

Biyologlar Derneği (Bio-Der) Başkanı Gizem Mulla, Suriye kaynaklı petrol sızıntısı neticesinde, sadece yaban hayatı değil, tarım ve hayvancılık faaliyetleri, dolayısıyla insan da dahil olmak üzere tüm canlıları etkileyeceği uyarısında bulunarak, önerilerde bulundu.
Yazılı açıklama yapan Bio-Der Başkanı Gizem Mulla, sızıntı alanından yaklaşık 130 km uzakta bulunan Kıbrıs’ın doğu sahillerinin tehdit altında olduğuna vurgu yaptı.
“Özellikle Karpaz burnunda bulunan adacıklar ve Altınkum sahili bu alanlardandır. Bu sahillerde bulunan birçok tür ve yumurtadan çıkmaya devam eden yavru deniz kaplumbağaları ciddi tehlike altındadır” diyen Mulla, petrolün fiziksel ve kimyasal özellikleri itibariyle canlıların yaşamını tehdit ettiğini belirtti:
“GEÇMİŞTE YAŞANAN PETROL SIZINTILARI SONUCU YÜZBİNLERCE İNSANININ SUSUZ KALDIĞINI GÖRMÜŞTÜK”
Mulla şu ifadelere yer verdi:
“Sadece yayıldığı deniz yüzeyinde değil, pelajik bölgede ve çöküntü oluşturmasıyla deniz tabanında da canlı yaşamını tehlikeye sokmaktadır. Petrolle kaplanan canlılar hareket yeteneklerini kaybeder bu yüzden hareket edemez, tüylü canlıların tüylerinin yalıtım özelliği bozulur aşırı sıcak veya soğuktan daha çok etkilenir hatta ölebilir. Üzerlerine bulaşan petrolü temizlenmeye çalışan canlıların ise yuttukları petrol organlarına ciddi zararlar verir. Birçok deniz memelisinin solunum yolları tıkanır. Birçok kuş türünün göç yolları değişir, üreme döngüleri bozulur.

banner69
Aynı zamanda buharlaşma sonucu yükselen petrol tanecikleri asit yağmurlarını oluşturmaktadır. Buharlaşan petrol taneciklerini barından bulutların rüzgarlarla taşınması sonucu sadece denizel yaşam değil karada yaşayan bir çok canlı da yok olabilmektedir. 
Tüm bunların sonuncunca sadece yaban hayatı değil, tarım ve hayvancılık faaliyetleri, dolayısıyla insanda dahil olmak üzere tüm canlıların etkileneceği, ekosistemlerin tahrip olacağı, besin zinciri ve yaşam döngülerinin uzun vadeli zarar göreceği açıktır. Geçmişte yaşanan petrol sızıntıları sonucu yüzbinlerce insanının susuz kaldığını görmüştük. Yapılan çalışmalarla petrol sızıntısının olduğu bölgeden kilometrelerce uzaktaki yerleşim yerlerinin bile etkilendiği hatta özellikle yenidoğan ölüm oranlarını artırdığı ve bu durumun birkaç yıl boyunca da  etkisini devam ettirdiği gösterilmiştir.”
“İŞBİRLİĞİ YAPMAK VE ZAMANINDA MÜDAHALE ETMEK ÖNEMLİ”
Yapılması gerekenlere de değinen Mulla, “Öncelikle petrol sızıntısının olması önlenmeli tabi ki ama olduktan sonra yapılması gereken ilk şey fiziksel temizlik, suya çekilen bariyerler sayesinde sızıntının ilerlemesi durdurulmalı ve petrol fiziksel olarak toplanmalıdır. Bu yöntem hem deniz yüzeyindeki yayılmayı engeller, etkiyi azaltır hem de sızıntının kıyılara ulaşmasını engeller ve kıyılarda kayalıkların arasında oluşan ve küçük balıkların üreme alanı olan havuzların tehlikeye girmesini önler. Türkiye’den gönderilen 3 gemi ve şu sıralarda gelmekten olan 3 gemi ile hedeflenen budur. Bu yöntemle tam temizlenme sağlanamadığı durumlarda solventler kullanılabilir. Solventler petrolü çözen kimyasallardır. Bu yöntem hava kirliliğine neden olduğundan çok tercih edilmemelidir” ifadelerine yer verdi.
Böylesi ciddi bir konuda, politik sebepleri bir kenara koymanın, işbirliği yapmanın ve zamanında müdahale etmenin önemine değinen Mulla, “nasıl olsa bizi teğet geçer, bekleyelim” yaklaşımının doğru olmadığını vurguladı.
Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nu turizme öncelik verip çevre konularını ikinci plana attığı gerekçesiyle eleştiren Mulla, şu an yapılan müdahalelerin sonuç vermesini temenni etti.

banner79
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER