Esendağlı: “Yargının bağımsızlığının korunması, ülkedeki her bireyin, her kurumun ortak derdi, hedefi olmalıdır”

Esendağlı: “Yargının bağımsızlığının korunması, ülkedeki her bireyin, her kurumun ortak derdi, hedefi olmalıdır”
banner94


Kıbrıs Türk Barolar Birliği ve tüm mahalli barolar basın açıklaması yaptı

“Yargıda liyakat her şeydir”

“Ülkede hiçbir konuda işlerin iyi gitmediği açıkça ortadadır”

“Kıbrıs Türk toplumu günden güne erimektedir”


Lefkoşa, 20 Eylül 22 (TAK): Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, ülkede her şeye rağmen mevcut anayasal düzen içerisinde yargı organının temel niteliği olan bağımsızlığının mevcut olduğunu belirterek, “Yargının bağımsızlığı hayati önemdedir. Koşullar her ne olursa olsun, yargının bağımsızlığının korunması, ülkedeki her bireyin, her kurumun ortak derdi, hedefi olmalıdır” dedi.

“Yargıda liyakat her şeydir” vurgusu yapan Esendağlı, tüm kamuda uygulanan yazılı/objektif kritere ve gerekçeye dayalı atama ve yükselme sisteminin, mahkemeler için uygun olmadığı ısrarından artık vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.

“Ülkede hiçbir konuda işlerin iyi gitmediğini ve Kıbrıs Türk toplumunun günden güne eridiğini” savunan Esendağlı, toplumun bir çözümle uluslararası hukuk tarafından tanınan bir devlet yapısına sahip olmasının, tek kurtuluş yolu olduğunu kaydetti. Esendağlı, seçilmişlerin, ülkeye ve topluma yapacakları en büyük iyiliğin ivedi bir şekilde çözümün sağlanması için çalışmak olduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türk Barolar Birliği ve tüm mahalli barolar, 2022-2023 Adli Yılı açılışı nedeniyle Kıbrıs Türk Barolar Birliği’nde basın açıklaması yaptı.

banner91
Kıbrıs Türk Barolar Birliği ve tüm mahalli baroların imzasının yer aldığı ve yasama-yürütme ve yargı olmak üzere iki bölümlü basın açıklaması, Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı tarafından okundu.

- “Kıbrıs Türk toplumun KKTC Devleti’ne olan inanç, aidiyet ve bağlılığının dibe vurduğu bir dönem içerisindeyiz”

Esendağlı, Kıbrıs Türk toplumunun KKTC Devleti’ne olan inanç, aidiyet ve bağlılığının dibe vurduğu bir dönemden geçildiğini üzüntü ile gözlemlediklerini kaydederek, ülke sorunlarının çözüm adresi olması gereken siyasetin, kendi sorunlarını dahi çözemeyecek duruma düştüğü ve sadece sorun ve hatta kaos üretir bir noktaya geldiğini savundu.

Son iki yıl zarfında 8 hükümetin kurulduğunu ve ülke siyasetinde bakanlar kurulu oluşumu ve bakan değişikliklerinden başka bir gündem olmadığını ileri süren Esendağlı, bu duruma dış müdahalelerin yol açtığına ilişkin bir görüntü ortaya çıktığını savunarak, bunun toplumun rencide olmasına, değersiz hissetmesine, seçimlerden, demokrasiden, devlet çatısından ümidini kesmesine sebep olduğunu söyledi.

Esendağlı, seçilmişlerin müdahalenin doğrudan muhatabı olduğunu ileri sürerek, bu durumu kabullenmelerini, hazmetmelerini ve normalleştirmelerini ibret ve endişe ile izlediklerini dile getirdi.

- “Ülkede yıllardır ciddi bir şekilde muhaceret denetimi uygulanmamasının yol açtığı vahim sonuçlar, açıkça ortadadır”

Esendağlı, muhaceret denetiminde eksikliklerin vahim sonuçlar doğurduğuna ve yasal statüsü olmaksızın yıllarca ülkeden kalan kişilerin karıştığı olayların artış gösterdiğini kaydederek, bu durumun hem ülkedeki fiili nüfusun sayısal ve nitelik olarak tespitini imkansız kıldığını, hem de toplumun can ve mal güvenliğinden ciddi şekilde endişe etmesine; kriminal olayların gün be gün tırmanmasına; sosyal yapının kötü bir şekilde evrilmesine sebep olduğunu belirtti.

Toplumsal yapı, kaynak ve imkanları dikkate almadan yapılan vatandaşlık ve göç konusundaki uygulamalar sonucunda devletin en önemli kamusal görevlerinin başında gelen sağlık ve eğitim hizmetlerinin, trafik ve altyapının ülke nüfusu karşısında yetersiz kaldığına da değinen Esendağlı, hükümeti, "bu konunda uzun vadeli politika üretmek yerine yasal kriterlere bakmadan istisnai vatandaşlık verme yetkisini adeta rutin bir uygulamaya çevirmekle" eleştirdi ve “Bu, yasal yetkinin kötüye kullanımı olduğu kadar; KKTC vatandaşlığının değerinin bizzat devletin kendi eliyle düşürülmesi değil midir? Bu ülkeye kötülük yapmak değil midir?” diye sordu.

Polis Teşkilatı’ndaki sorunlara da yer veren Esendağlı, "Nüfus ve vaka artışı ile zıt bir şekilde polis sayısının gerekenin çok altında kalmasının yanı sıra; teşkilattaki yozlaşma, gruplaşma, husumet, terfi, nakil ve görevlendirmelerde yaşanan adaletsizlik gibi sorunlar polisin verimliliğini ve güvenilirliğini ciddi ve olumsuz şekilde etkilemektedir" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER