BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Colin Stewart, “BM, Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulunabileceğine inanıyor. 60 yıldır pes etmedik.” dedi.

Stewart, “Bu Mart, Kıbrıs’taki 60’ıncı yıl dönümümüz olacak ki, bu oldukça üzücü bir yıl dönümü. Bize, bu sorunun çok uzun süredir devam ettiğini hatırlatıyor. Biz, kesinlikle bir potansiyelin olduğuna inanıyoruz ve bu nedenle Genel Sekreter bir temsilci atadı ve temsilcinin görevi ilerime sağlanması için çalışmak olacaktır” diye konuştu.

Kanadalı diplomat Colin Stewart, dün, BM Genel Sekreteri’nin (BMGS) İyi Niyet Misyonu ve UNFICYP raporu ışığında BM Güvenlik Konseyi’ni bilgilendirdi.

Güvenlik Konseyi’ni bilgilendirmesi sonrası basına açıklamalarda bulunan Stewart, Güvenlik Konseyi ile “çok iyi” bir görüşme yaptığını belirterek, “Çok fazla soru, BM’nin Kıbrıs’taki çalışmalarına çok fazla destek vardı. Barış Gücü misyonun çalışmalarını ele aldık ve Barış Gücü’nün çalışmalarına çok güçlü destek vardı” açıklamasında bulundu.

Colin Stewart ayrıca, Güvenlik Konseyi’nde, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki yeni kişisel temsilcinin atanmasını memnuniyetle karşılayan birçok beyanda bulunulduğunu, Konsey’in tüm üyelerinden “oldukça iyi bir desteğin” söz konusu olduğunu kaydetti.

Oturumda, ara bölgedeki gelişmelerin ele alınıp alınmadığına ilişkin bir soruyu yanıtında Stewart, “BMGS’nin raporundan bildiğiniz gibi, ara bölgede karşılaştığımız bir dizi konu var ve bu bizim, Genel Sekreter’in raporunda vurguladığı bir şeydi ve konunun Konsey’le ele alınmasının zemini buydu” diye yanıt verdi.

Kıbrıs’ta görüşmelerin yeniden başlama olasılığı ve bunun gelecek yıl olma ihtimali hakkında bir soru üzerine Stewart, yeni temsilcinin işini önleyici olmak istemediğini, bu konunun tam da yeni temsilcinin odaklanacağı bir konu olduğunu belirtti ve şöyle devam etti:

“Ancak kesinlikle size şunu söyleyebilirim ki BM, Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulunabileceğine inanıyor. 60 yıldır vazgeçmedik. Bu Mart, Kıbrıs’taki 60’ıncı yıl dönümümüz olacak ki, bu oldukça üzücü bir yıl dönümü ve bize, adadaki sorunun çok uzun süredir devam ettiğini hatırlatıyor. Biz, kesinlikle bir potansiyelin olduğuna inanıyoruz ve bu nedenden dolayı BM Genel Sekreteri bir temsilci atadı ve temsilcinin görevi ilerleme sağlanması için çalışmak olacaktır.”

Adada çözümü desteklemek için kendisinin rolünün ne olacağına ilişkin bir soruyu yanıtında Stewart, Kıbrıs’ta, Barış Gücü misyonu ve İyi Niyet Ofisi misyonu olmak üzere iki misyon bulunduğunu, kedisinin de her misyonun şefi olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Şimdi, yeni temsilciyle İyi Niyet Ofisinde büyük ortak bir çaba olacak. Ama Barış Gücü misyonunun amacı: ara bölgede, siyasi süreci engelleyebilecek sorunları önlemek ve ideal olarak sürece olanak sağlayacak koşulları yaratmaktır. Bu nedenle, iki yönlü bir çaba içerisindeyiz. İyi Niyet Ofisi tarafında da, sürekli olarak, taraflar arasında köprü inşa etme, güven inşa etme ve olumlu bir atmosfer yaratma çabasıyla birçok çalışma yapılıyor ki böylelikle yeni temsilci işleri ilerletebilmek için bazı fırsatlar bulabilsin.”

AA muhabirinin, ara bölgenin farklı yerlerinde Kıbrıslı Rumların ihlallerini engellemek için Barış Gücü’nün Pile'de olduğu gibi fiziksel bir müdahaleyi göz önünde bulundurup bulundurmadığı sorusu üzerine Stewart, şu yanıtı verdi:

Erhürman: “İnsan kaynaklarımızla bu memleketi çok daha iyi yönetmek mümkün” Erhürman: “İnsan kaynaklarımızla bu memleketi çok daha iyi yönetmek mümkün”

“Bizim görevimiz, ara bölgenin bütünlüğünü muhafaza etmeye çalışmaktır. Ve gerginliğin artmasını ve sorunlar yaratmasını engelleme çabasının bir parçası olarak, özellikle askeri statükoyu muhafaza etmektir. Şu anda artan gerginliklerle karşı karşıyayız. Ve bu da, iki tarafta da ara bölgenin ihlal edildiği anlamına geliyor ve aslında, Genel Sekreter’in raporunda ifade edildiği gibi, son aylarda bir artış oldu ki bu da kimseye kazanç sağlamayacak bir durum. Sadece gerginliği artırıyor ve herkes için sorunlar yaratıyor.”

Barış Gücü’nün “her olayı kendi özelliklerine göre ayrı değerlendirdiğini” ve “ara bölgenin diğer yerlerinde yapılanlara eşit muamele yapılmasının bir hata olduğunu” belirten Stewart, “Farklı sorunlar, farklı tarihi gerçekler ve farklı hassasiyetler var. Ağustos ayında Pile’de müdahale etmemizin nedeni bu bölgenin kendine özgü hassasiyetleriyle ilgiliydi.” dedi.

Stewart, her olayı kendi özelliklerine göre değerlendirdikten sonra duruma göre protesto ettiklerini belirterek, “Bizim temel amacımız, iki tarafı da ara bölgede BM'nin otoritesini ve ara bölgenin bütünlüğünü zayıflatmanın çıkarlarına olmadığına ikna etmektir” diye konuştu.

AA muhabirinin, "O zaman Kıbrıs Rum tarafının ihlallerinde söz konusu hassasiyetlerin bulunmadığını varsaymak doğru olur mu?" sorusuna ise Stewart, "Varsaymak hiçbir zaman doğru olmaz." yanıtını verdi.