Halkın Partisi (HP) MYK Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Türkiye ile KKTC arasında imzalanması beklenen Doğalgaz Mutabakat Metni öncesinde hükümeti "hazırlık yapmamakla" eleştirdi.

Avcıoğlu, projenin yalnızca bir enerji tedarik anlaşması değil, Kıbrıs Türk halkının ekonomik bağımsızlığını, enerji arz güvenliğini ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik konumunu doğrudan etkileyecek stratejik bir hamle olduğunu kaydetti.

Avcıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, KKTC'ye doğalgaz sağlanması sürecinde KKTC’nin edilgen bir alıcı değil, karar mekanizmasında eşit söz hakkına sahip etkin bir ortak olması gerektiğini belirtti.

Projenin planlanan 55 cm çapındaki çift hatlı yapısının, adanın mevcut elektrik, konut ve sanayi ihtiyacının çok üzerinde olduğuna işaret eden Avcıoğlu, bunun KKTC’yi gelecekte yalnızca gaz alan değil, yerel rezervleri uluslararası piyasalara taşıyabilen bir transit ticaret merkezi haline getirebileceğini söyledi ve bu vizyonun hayata geçebilmesi için uluslararası standartlarda sağlam bir hukuki ve teknik altyapının önceden hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Avcıoğlu, Türkiye’nin masaya BOTAŞ gibi köklü bir kurumsal hafızayla oturduğunu, buna karşılık KKTC’nin doğalgaz piyasasını yönetecek, iletim ve dağıtımı düzenleyecek bir devlet şirketi kurmadan protokol imzalamaya yönelmesinin “devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını” savundu. Avcıoğlu, gazın adaya ulaşmasının ardından; sanayi ve konutlara gaz dağıtım lisanslarını, tarifelerini ve piyasa kurallarını denetleyecek AB normlarında bağımsız ve özerk bir Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ve buna dayanak oluşturacak "Doğalgaz Piyasası Yasası" tasarısının Meclis’e sunulması gerektiğini kaydetti.

Teknecik Santrali’nin gaz yakmaya hazır hale getirilmesi için hiçbir hazırlık yapılmadığını savunan Avcıoğlu, boru hattı tamamlandığında santralin doğalgaz entegrasyonu (Dual-Fuel dönüşümü) ve yeni gaz türbini yatırımlarının Kıb-Tek bünyesinde eş zamanlı olarak tamamlanmaması halinde “devasa kamu zararına yol açacağını” ifade etti.

Türkiye’den su geldiğinde ülke içi dağıtım altyapısının hazır olmaması nedeniyle yaşanan sorunları hatırlatan Avcıoğlu, benzer bir plansızlığın doğalgazda da yaşanmaması gerektiğini vurguladı.

Avcıoğlu, yüksek güneş enerjisi potansiyeli nedeniyle adanın doğalgaz talebinin dönemsel olarak dalgalanacağını, bu nedenle KKTC’yi mali yük altına sokabilecek katı “Al ya da Öde” maddelerinden kaçınılması gerektiğini belirtti.

Avcıoğlu, denizaltı geçişi projelendirilirken, tek taraflı siyasi reaksiyonları önlemek ve küresel meşruiyeti sağlamak adına, dünyada rüştünü ispatlamış, Türkiye'nin de Rusya (TürkAkım) ve Azerbaycan (TANAP) projelerinde kullandığı uluslararası DNV-ST-F101 (Submarine Pipeline Systems) standardı ve kara altyapısı için Avrupa Gaz İletim Standartları olan EN 1594 / ISO 3183 normlarının şartnamelere eklenmiş olması gerektiğini de kaydetti.

Avcıoğlu, değişen bölgesel güç dengeleri çerçevesinde; sadece Kıbrıs’ın yerel kaynakları değil, İsrail gibi ülkelerin veya Gazze gaz yatağı gibi Doğu Akdeniz’deki stratejik kaynakların uluslararası piyasalara ulaştırılmasında en kısa, en maliyetsiz ve en güvenli muhtemel güzergâhın Kıbrıs- KKTC-TC Boru Hattı olacağını kaydetti.

Üstel ve Yılmaz, Ercan Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi
Üstel ve Yılmaz, Ercan Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi
İçeriği Görüntüle

Avcıoğlu, bu hattın böylesi küresel bir projeksiyona hizmet etmesi durumunda, kurulacak devlet şirketinin bu hattan geçecek üçüncü taraf gazından "Transit Geçiş / Taşıma Bedeli" tahsil etme hakkının ticari anlaşmalarda geleceğe yönelik olarak önü açık şekilde tasarlanmış olması gerektiğini de söyledi.

Enerji diplomasisinin Kıbrıs sorununda ezber bozabilecek bir katalizör etkisi yaratabileceğini söyleyen Avcıoğlu, hükümeti projeyi yalnızca yakıt temini olarak görmek yerine, Kıbrıs Türk halkının masadaki elini güçlendirecek jeopolitik bir fırsat olarak değerlendirmeye çağırdı.

Avcıoğlu, “Türkiye masaya devasa BOTAŞ hafızasıyla gelirken, KKTC’nin ‘önce imza, sonra mevzuat’ anlayışıyla hareket etmesi kabul edilemez” diyerek, uluslararası proje standartlarının gerektirdiği devlet ciddiyetinin masaya yansıtılmasını istedi.

Avcıoğlu, Kıbrıs Türk halkının bu projede yalnızca gaz faturası ödeyen bir tüketici değil, geleceğin egemen ve gaz ihraç eden aktörü olması gerektiğini sözlerine ekledi.